31 Temmuz 2010 Cumartesi

BIZ SÖYLESEK /Musa Anter




Birinci Dünya savaşında, Alman genel kurmayıyla, aristokrat
Alman mareşallerinin Türklere attiğı kazığı, boş yere gitmiş bir milyon
Türkün mezarları üstünden zafermiş gibi kutlama yanılgılarına ve politik
hatalarına düştük.

Eğer bir Azınlık kadar hakkım yoksa ben böyle çoğunluğu ne yapayım? Musa Anter


1958 Diyarbekir - İleri Yurt


Bir gün Ulucami´de dilenen küçük bir kız gördüm, içim yandı...Güzel çocuk avucunu amış mütamediyen, “Ji bo Xwedê sedeqekê” diye yalvarıyordu. Birkaç kuruş verdim. Türkçe bilip bilmediğini sordum. Diyarbekir şivesi ile, “ Anliyem ama çeviremiyem” dedi. Ben ayrılırken kendisince arkamdan dua etti, “Xwedê gunehê te auf û bike”. Bu söz beni büsbütün deliye çevirdi.

KERKÜK KAN AĞLIYORMUŞ / Musa Anter




Şu patavatsız, hatta cahil bazı yazarlarımıza bakın. Öyle laf ediyorlar ki, ne Türk´e ne de Kürd´e faydası var. Türkiye vatandaşları arasına kin ve soğukluk sokmaktan başka hiç bir mana ifade etmiyorlar. Mesela 30 Nisan 1991´de Milliyet Gazetesi´nin haber manşetinde söyle deniliyor: “ Türkmenler, Kürt boyundurluğu altina girmeyi reddediyorlar. Kerkük kan ağlıyor.” Ulan Kerkük kan ağlıyorsa canı cehenneme. Sanki şimdiye kadar Kerkük´te Azerilerin bayrağı dalgalanıyordu da, şimdi Kürt boyundurluğunu kabul etmiyorlarmış gibi. 70 yıldır sen Arap köpekliğini kabul ediyorsun da, şimdi Kürt kardeşlerinin idaresini niye kabul etmiyorsun?

30 Temmuz 2010 Cuma

BUĞDAY PAZARINDA İDAM SEHPALARI

BUĞDAY PAZARINDA İDAM SEHPALARI

SIRA DERSİM’DE :
Aslında her şey CHP genel başkanı ve Başbakan İsmet İnönü’nün Meclis’e
Sunduğu yeni “Tunceli Kanunu”yla başlamıştı. 1935 yılında hazırla-
narak Meclis’e sunulan Kanun tasarısında, Dersim “ıslah”
programına alınmıştı. Yüzyılların Dersim (Gümüşkapı) ismi
Tunceli yapılmakla kalınmıyor, Dersim, Ankara Hükümeti’nin
Tunceli’si yapılıyordu. Okul, köprü yapımı süsü verilerek, bölgeye
çok sayıda askeri karakol yapılması hedefleniyordu.
Yüzyılların “çıban başı” artık “yola” getirilecekti! Tunceli
kanunu ile bölge insanı devlete bağlanacaktı. Bu kanun
tasarısının gerçekleşmesiyle, Dersim’de kaynaşmalar
başlamıştı. 21 Mart 1937’de başlayan Dersim Ayaklanması’ndan
önce bazı yerel direnişler yaşanıyordu. 1936 yılında devlete
karşı ciddi isyan örgütlenmeleri baş veriyordu.

TBMM'DE KÜRTLERE ÖZERKLİK TASARISI !

TBMM’DE KÜRTLERE ÖZERKLİK TASARISI

Koçgiri ve Dersim Kürtlerinin isyanı ve özerklik talep eden direnişleri, nihayet Meclisin konuyu görüşmesine neden oluyordu. TBMM’nin 10 Şubat 1922 tarihindeki oturumda Kürtlere otonom ya da özerklik niteliği taşıyan gizli bir tasarı uzun tartışmalar sonucunda gündeme alınıyordu. Erzurum Milletvekili Salih Efendi’nin şu sözleri olayın sıcaklığını yansıtıyordu: “ Eğer Dersim ve Koçgiri’deki çalkantıları durdurmak gerekiyorsa, 1921 ilkbaharı boyunca süren isyanda cezaevine konulan Kürtler serbest bırakılmalıdır... Bölgenin çıkarı için özel komisyonun bu kanun projesine pratik bir çözüm bulması gerekiyor.” Mecliste yapılan oylamada 64 milletvekilinin karşı oyuna rağmen, 373 milletvekilinin evet oyları ile Kürtlere özerklik anlamına gelen kanun tasarısı görüşülmeye açıldı. Ancak, tasarı sadece görüşülüp, tartışılmaktan ileriye gidemiyordu. Kanun tasarısı, Bağdat’ta bulunan Britanya Yüksek Komiseri Sir Horace Rumbold (İngiliz) tarafından Marquess Curzon (Fransız)’a gönderildikten sonra açığa çıkmıştır. Yazar Robert Olson’un kitabında açıkladığı ve TBMM’de tartışılan Önerge şöyleydi:

Kalbim Bazîd’de Kaldı

Serhad’ı tırpancılarla tanıdım. Yazın köyümüze mercimek biçmeye gelirlerdi. Yoksul ve ezgindiler. Arkalarından biçtiklerini toplardık. Akşam yorgun argın dönerlerdi yoksul evimize. Birer işçi olarak değil, birer
konuk olarak ağırlanırlardı. Ve bütün yorgunluklarına rağmen biz, birbirlerine aşkla bağlı olan sekiz kardeş, bir stran okutmadan, bir masal anlattırmadan uyutmazdık onları. Sonra mercimek biçme makineleri icat edildi. Bir daha gelmez oldular. 20 yıl sonra bu kez ben gittim, Muradiye ve Çaldıran üzerinden cânım Bazîd’e.

29 Temmuz 2010 Perşembe

Agirî

Agirî
tû buyî dengê Serhad
Tû bûyî dengê zîlan
Tû bûyî serhildana kurda
Tû bûyî hêlîna gerîlla,

Murat Ayar / Ağrı isyanı

Murat Ayar

Ağrı İsyanı sırasında çocuk olan yaşlıca bir akrabam uçak saldırılarını birebir yaşamış. Şu anda Adana da yaşyan o akrabamın anlatımına göre uçaklar isyancıları değil onların ailelerini hedef almış özellikle isyancıları teslim olmaya zorlmak için.

27 Temmuz 2010 Salı

Kürtçe günlük konuşmayı kolaştıracak bazı kelimeler


KÜRTÇEDE GÜNLÜK KONUŞMAYI KOLAYLAŞTIRACAK BAZI ÖNEMLİ NOKTALAR

PRATİK TÜRKÇE - KÜRTÇE SÖZLÜKÇE

26 Temmuz 2010 Pazartesi

Ahmedê Xanî şiirleri

MEYHANE KAPISINA GİTTİM

Bir sabah erken vakti gittim meyhane yerine
Rastladım esmer birine

Cemilê Seyda

Cemîlê Seyda (1880 Licê, Amed- †1937) yek ji leheng û têkoşerên Bakurê Kurdistanê yê destpêka sedsala 20emîn e.

Ji Licê, lawê Seydayê Licî ye. Di serhildana Şêx Seîd de cihgirtiye. Piştî têkçûna vê serhildanê ji bo nûvejîne vedikişe Kurdistana Sûrî (Binxetê). Di serhildana Agirî de alikarî û keda wî heye. Bi destpêka serhildana Dersîmê veji bo alîkariya serokê Kurd Seyîd Riza bikin, bi tevî komeke têkoşerên din dikevin Bakurê Kurdistanê. Artêşa Tirkiyê pêşî li wan digire û bi rojan şer dikin. Leşkerên Tirk di şer de bi wan nikarin.

Ağrı engereği


Ağrı engereği (Vipera raddei), engerekgiller (Viperidae) familyasından sırt bölgesi genel olarak kül renginde ya da grimsi kahverenkte olan bir engerek türü.

Li Şaxa Wan’ê Komcivîna ‘Serhildana Agirî’ Hat Li Darxistin

KOM-CIVAK/23.12.2008 - Li Şaxa KOM-CIVAK’ê ya Wan’ê, di dîroka 14.12.2008’an de, ji alî Abdullah ALP ve komcivîna “Serhildana Agirî” hat li darxistin.

ALP, daxuyandina xwe bi biryara Serokên Kurdên “jibo Azadî ya Gel divê hemî komeleyên Kurd xwe bifelişîn in” jibo damezirandina Rêxistina Xoybûn’ê girtibûn dest pê kir.

Ağrı bölgesinin eski bir duası


Beran'berdan (koyun ve koçların çiftleşme dönemi) dönemi bittikten sonra Ağrı dağına döner şu duayı yaparlarmış Ağrı dağını görmeyenlerde bölgesindeki en yüksek dağa dönermiş,
gerçi unutulmak üzere ama çok ilginç yinede sizin için yazmak istedim.

Ağrı isyanını bastırmada görev almış askerin anıları


AĞRI İSYANINA KATILAN ASKERİN ANILARI:

Yaşar kemal ‘DENİZ KÜSTÜ’ adlı romanında Ağrı isyanında yaralanan Selim bardakçı isimli askerin anılarını şöyle aktarıyor:

Hazal ana : Ağrı isyanı tanığı


Doğubayazıt Örtülü köyünden Diyadin’e gelin olarak giden yaşlı Hazal ana şunları anlatıyor:

‘Savaş uçakları köyümüzü bombalamaya başlamışlardı. Ben de çocuk yaştaydım.
Köyde sadece kadın ve çocuklar kalmıştı.
Yaşlı, çocuk, kadın demeden bombalıyorlardı.
Amcamın hanımı 7-8 aylık hamileydi.

23 Temmuz 2010 Cuma

Çima Nagrî -Mehmet Çobanoglu (helbest)

Oy dilo tu çima qet deng nakî
Wek qulinga û bilbilan naqêrî
Ma tu nizanî çi hat li serê me
Xwîn me diherike çem û kanî

Agırî — Xakî Bîngol (helbest)

Agirî !

Li Agirî serhildan im
Nawê dîroka Îhsan im
Husên padîşahê kor im
Li Araratê li jor im

Burası Kürdistan… / Musa KORKUT

Mizgîn/Sayı 41 - 1930 yılının 13 Temmuzu... Yürüyorum. Kendine hayran bıraktıracak eşsiz manzaranın her karesini gözlerim kaydederken beynime, bu ihtişama kapılan yüreğim, ayaklarımı ileriye doğru zorluyor. Doğanın mis gibi kokusunu alırken, kuş cıvıltılarını işitiyorum. Çok uzakta geçen suyun sesi, buralardan dahi duyulabiliyor ve bu güzelliğe eşlik eden rengârenk kelebeklerin uçuşmasına ilişiyor gözlerim.

Xoybun; Özgürlük Mücadelesi / İsmail YILDIZ

Mizgîn/Sayı 40 - Xoybun, kendi dönemine ışık tutan bir hareket… Belki şartlar ve koşullar zor olsa dahi asla yerinde saymadan nasıl bir mücadele verileceğini gösteren mücadele mirasını halkına bırakmış olan bir kuruluş…

Xoybun örgütlenmesi, başlı başına Kürt tarihinin en önemli çalışmalarından biridir. Ayakta kalma mücadelesi, bağımsızlık ve özgürlük özlemlerinin gerçekleşmesi için ortaya konulan hassasiyetler, fedakârlıklar, yiğitlik ve kahramanlık manzaralarıyla doludur adeta… Xoybun hareketi 1907'de Lübnan'da başlatılır. Bunun için dönemin önde gelen Kürt liderleri, özel görüşmeler sonucu yine dönemin siyasi, ekonomik ve sosyal şartlarına göre bir mücadele verilmesi gerektiğinin altını çizerler.

AĞRI AYAKLANMASI /Mizgîn/Sayı 23 -

1925'te gerçekleşen Şeyh Said Kıyamı'ndan sonra gerçekleştirilen devlet şiddeti, Kürdistan'da adeta Kürt kıyımı halini almıştı. Kürdistan'ın bir mezar haline getirmeyi hedefleyen sistem, idam sehpaları kurup, şehirleri, köyleri topa tutmuş, binlerce Kürt, Mecburi İskan Yasası'yla farklı bölgelere göç ettirilmiştir. Kürdistan'a Anadolu'dan Türk nüfus aktarılarak Kürt Halkı zorla Türkleştirilmeye çalışılmıştır. Takrir-i Sükun Kanunu'nun çıkarılması ve İstiklal Mahkemeleri'nin kurulması, Umumi Müfettişlikler vs. uygulamalarla Kürdistan'da çıkabilecek yeni kıyamların önü alınmaya çalışılmıştır.

1930 Zilan Katliamı / Musa SUALP


Mizgîn/Sayı 47 - Kürtler, 20. yüzyılın başlarında meydana gelen I.Dünya Savaşında İslami değerleri ve özgürlükleri için, dört bir yanda açılan cephelere yüz binlerce gencini göndererek, kardeş bildiği Türklerle aynı saflarda savaşırlar.

IĞDIR ARALIK'IN FETHİ (Ağrı isyanları)

Aralık'ın fethi
Burnê Sor ve Burnê reş’teki savaşlardan iki gün sonra direnişçiler, Ağrı'nın kuzey-doğusuna ve İğdır ovasının doğusuna düşen,
Sovyet sınırına çok yakın olan BAŞAN (Aralık) şehrine girip burayı işgal ederler.
Nahiyede bulunan askerler şehri terk edip, kaçmaya başlarlar peşlerine düşen direniş güçleri 150 kişiyi esir alırlar.
Çatışmalarda çok sayıda asker de yaşamını yitirir. Geri kalanlar ise, Aras nehrini geçerek Ruslara sığınırlar.

22 Temmuz 2010 Perşembe

Ağri Isyani Ve Direnişi

1925 Şeyh Said isyanından sonra, 1 Temmuz 1925′ten başlayarak 7.800 Kürt ailesi sürgüne gönderildi. Yaklaşık iki yıl sonra Bilhamdun’da kurulan birleşik Kürt örgütü Xoybun’un yönettiği Ağrı Ayaklanması’nın sonuçları ve akabinde 7 Eylül 1930′da Ağrı Kürt Cumhuriyeti’nin çöküşü Kürtlere karşı büyük bir saldırı getirdi.

Iğdır Tacirli köyü (Ağrı isyanları)

Aslanlar yaralı da kükrer.....!


1930 lu yıllardı. Ağrı isyanı bastırılmış, isyana katıldıkları ileri sürülenler bertaraf edilmişti. Çevre köylerden kitleler halinde sürgünler yapılıyordu Ege ve Trakya’ya, Tacirli köyü isyana katılmamıştı. Çevre köy ve aşiretlere göre rahatlardı. Başlarına bir sorun açılmayacaktı. En azından böyle düşünüyorlardı.

Islah olmayan Kürtler

Son okumakta olduğum kitap, Araştırmacı-Yazar Mehmet Bayrak'ın 'Kürtlere vurulan kelepçe-Şark Islahat Planı.' Bu çalışma Bayrak'ın 25. kitabı. Bayrak gibi tarihe yolculuk yapan ve gerçekleri gün yüzüne çıkaran çok az sayıda tarihçi-araştırmacı var. Bu son derece zor ve meşakkatli bir iş.

Bayrak, bu son çalışmasıyla ret ve inkar üzerine kurulu resmi tarihe, yalan ve uydurma tarihe ağır bir darbe indiriyor. Gerçek tarihi belgeleriyle, gerçek boyutlarıyla gözlerimizin önüne seriyor. Geçmişin karanlık sayfalarına ışık tutuyor. Bunu yaparken geleceğin nasıl olması gerektiği konusunda bize güçlü ipuçları sunuyor.

Cumhuriyet'in karanlık yüzü: Bir 'Demir Adam'ın hikâyesi - 3



Muğlalı Menemen'de de ölüm fermanı imzaladı

Kürt bölgesinde kanlı harekatlar düzenleyerek göze giren ve rütbesi yükseltilen Muğlalı, 1930'da bu kez Menemen Olayı'nda karşımıza çıktı. Birkaç 'esrarkeş'in işi olduğunu tespit ettiği halde Muğlalı, Menemen Olayı'nı Cumhuriyet için 'tehlike' olarak gördüğü masum dindarları ipe götürmek için bir gerekçe olarak kullandı

Cumhuriyet'in karanlık yüzü: Bir 'Demir Adam'ın hikâyesi - 2




Muğlalı Lice'yi yaktı!

1990'lı yıllarda ilçe merkezi dahil çok sayıda köyü yakılan ve onlarca faili meçhul cinayete sahne olan Lice'nin kaderi, geçmişe dayanıyor. Lice'de 1990'larda görülen bu olaylar, Özalp'ta 33 Olayı'nın sorumlusu Muğlalı tarafından da 1927'de gerçekleştirilmişti...

Cumhuriyet'in karanlık yüzü: Bir 'Demir Adam'ın hikâyesi 1




Dersim Katliamı'nı Muğlalı'dan öğrendiler

Van Özalp'ta 1943'te 33 Kürt köylüsünün kurşuna dizilmesi olayı hala tartışılıyor. Aynı şekilde Dersim Katliamı da gündemdeki yerini koruyor. Bu iki olayın ortak noktası ise General Mustafa Muğlalı ismi... Muğlalı, 1926'da Dersim'de adeta 1938'deki katliamın bir provasını yapmıştı ve son icraatı da Özalp'taki olay olmuştu...

Kürtlerin 5 bin yıllık tarihi 'Kürtler' kitabında


Eğitimci Yazar Mehmet Yardımcı'nın 3 yıllık çalışmasının sonucunda hazırladığı 'Kürtler 5000 Yılın Özeti' adlı kitabı Karahan Kitapevi'nden çıktı. Kürtlerin 5 bin yıllık tarihine kronolojik olarak yer verilen kitapta, tarihte iz bırakan Huriler, Mitaniler, M.Ö. 4 bin yıllarında uygarlık kurmuş olan Subarilere yer veriliyor. Ayrıca, Sımko ayaklanması, Şeyh Said İsyanı, Ağrı İsyanı, Zilan Deresi Katliamı, Dersim İsyanı ve diğer Kürt isyanlarına da yer verilen kitapta, isyanlara tanık olanlarla yapılan görüşmeler de yer alıyor. Yine 12 Eylül 1980 darbesinde Kürtlerin yaşadıkları ve Kürt-Türk ilişkilerine yer verilmiş. Kürtlerin 5 bin yıllık tarihini özetleyen kitapta, Selahattin Eyyubi, İdrisi Bitlisi gibi şahsiyetler ile ilgili çarpıcı bilgiler de yer alıyor.

'Benim meskenim dağlardır'


Tüm yaşamını Ağrı Dağı'nda yaşayarak geçiren ve civar köylerde adeta bir Ağrı Dağı efsanesi olarak görülen 70 yaşındaki Veli Kargın, 'Benim gerçek dostum Ağrı Dağı'dır. Bir daha dünyaya gelsem yine burada yaşarım' diyor.

21 Temmuz 2010 Çarşamba

Wêneyê Ala Kurdî-1928


Ronakbîr û siyasetvanên Kurdan yên ku di salên 1900-1928-an li Kurdistanê û li Îstenbolê di nav komele û cemiyetên Kurdan de karkirine an damezrandine, piraniya wan pishtî salên 1925 û 1930-yî hatine li Sûriye bi cih bûne. Her wê wextê jî bi navê Xoybûnê rêxitinek avakirine. Ji weshan û kitêbên ku wê demê li ser navê Xoybûnê derketine tê fêm kirin ku her ew ala ku di 1920-de hatiye tesbîtkirin, ji alî Xoybûnê ve jî hatiye qebûl kirin.

KURDISTAN MECBURI ISKAN

KURDISTAN MECBURI ISKAN

TC Ordusu Agirî baskaldirisini 1931 yilinda vahsi bir sekilde bastirarak 660 köyü yerle bir etmis 15206 evi yakarak kül haline getirmis 15000 masum insani katlederek barbarligini dunyaya ilan ettikten sonra, bölgede kalan yurtsever Kürtleri Anadoluya sürgün etmistir.

Erdêxan

Erdêxan an jî Erdêhan (tr:Ardahan) bajarekî li Tirkiyê ye.
Dîroka Erdêxanê heya b.z. 753 aşkera ye. Keyserê Ûrartûyan Sartûr ev herêm kiriye bin desthilatdariya xwe. Herêm nêzîkî Qafqasîa ye. Ji ber wê gelekî car Erdêxan tûşî êrîşan hatiye. Gurcî, Îranî, Ûris hwd. gelek caran herêm xistine bin kontrola xwe. Beriya avabûna Komara Tirkiyê niştecihên herêmê ji sedî 90 Kurd bûn. Herêm di sala 1479´de cara yekemîn ji aliyê Osmaniyan ve hatiye dagirkirin. Osmaniyan misilman û Tirkên Asya Navîn anîne li vir bicihkirine. Lê herdem hejmara Kurdan zêdetir bûye. Di sala 1855´î de dewleta Osmanî zagonek derxistiye û dest daye ser hemî milkên Ermeniyan. Gelê Ermenî herdem li dijî barbarîzma Tirkan serî hildaye.

Sema Yüce'nin son mektubu

ÇAĞIMIZIN SOSYAL MÜCADELELER ÖĞRETİSİNİN YARATICISI PARTİ GENEL BAŞKANIMIZ, ULUSAL ÖNDERİMİZ BAŞKAN APO'YA!

1971 Ağrı doğumluyum. Parti içinde Leyla ve Serhıldan kod isimlerini kullandım. Geçmişte Kürt feodalitesi içinde belli bir yeri olan, ancak TC tarihi boyunca ne tam anlamda rejimle buluşan, ne de Kürt kimliğini korumaya dönük ciddi bir öncülük yaratan, giderek sistem içinde eriyen, maddi olduğu kadar, manevi olarak da zayıf düşen bir ailenin çocuğuyum. Ailem, belli bir bölge insanları içinde dini vasıfları nedeniyle ve şeyhlik kurumuna dayanarak moral merkez rolünü oynamışsa da, günümüzde toplumsal bir iddiaya sahip olmayan, vasatlaşan bir ailedir. Bu aile içinde yetişen altı çocuktan biriyim. Ailemde belli bir yurtseverliğin olması, medrese eğitiminin aile içindeki uzantıları, aile içinde büyük amcamın bana Leyla Qasım diye hitap edişi, '70'li yılların belleğimde sınırlı kalan, ancak derin izleri beni mücadeleyle, '90'lı yılların kitleselliğiyle buluşturdu.

BAVÊ ELFEZYA SIWARÊ EZNAWIR : FERZENDE BEG


Ferzende Beg, ji Eşîra Hesenan mêrxas û şerkerekî çak e. Yek ji pêşewayên “Serhildana Agiriyê” ye. Di vê tevgera navborî de navê wî, piştî İhsan Nûrî Paşa û Bro Hesko (Brahîm Paşa) Têlî tê. Tabî di vê tevgerê de navên wekî Xalis Beg, Nadir Beg û Memo Beg (zarokên Kor Hiseyn Paşa), Elîcan, Reşoyê Silo, Seyîdxan û Zahir Axa jî têne bilêvkirin û piraniya van navan, di gotin û kilamên dengbêjên welêt de, bi mêrxasî û cengawerî têne jiyandin.

Helbestên Osman Sebrî

BAHOZ

Wa ha!
Va ye hat ba!
Hu...v...
Hu...v...
Geh bayê reþ,
Geh bayê kur,
Çiya.
Newal,
Zimag
Bi hev re yek deng
Dikin gure gur
Du bayên sar
Radihêjînin
Giya û dar.
Hu...v...
Hu...v...

Komara Agirî'yê 1927-1931


Komara Agiriyê yan Komara Araratê (1927-1931) yek ji dewletên Kurd ên dîrokî ye. Di pêvajoya Serhildana Agiriyê de ji aliyê tevgera Kurd ve hatiye îlankirin.

AĞRI İSYANI



Tarih tekerrürden ibarettir!


Ihsan Nuri:"Fakat buna rağmen Ağrı ispatlamış ki onlar hiç bir zaman Kürt savaşçılarının önüne geçemezler. Kürtler savaşlarda hiç bir zaman sayılarına bakmazlar, eğer Kürtler yürekten savağırlarsa, birbirlerine ihanet etmezlerse, kendi halkının düşmanlarına yardım etmezlerse hiç bir zaman sırtları yere gelmez. Hiç bir zaman onlarla baş edilmez’’.

Ağrı İsyanı'nın lideri İhsan Nuri Paşa'yı anlatıyor




Tarihi şahitlik.

Ağrı Dağı İsyanı’nın lideri İhsan Nuri Paşa’nın eşi Yaşar Hanım’ın yeğeni Coşkun Toktamış ile söyleşi.

Roman-Yitik bir aşkın gölgesinde (Ağrı isyanı) Mehmed uzun



cumhuriyet dönemi ve Ağrı isyanıdır. Yurt dışında eğitim görmüş ince, zarif, entelektüel, saçlarına kır düşmüş Memduh Selim beyin sürgün gittiği Antakya’daki mazbut yaşantısına eklenen genç Feriha hanımın aşkıdır. Bu mütevazi yaşamın aşkı dillere destan yaşanırken Memduh Selim bey içinden kopup geldiği Kürdistan’nın acısını, ahını da kendisiyle birlikte Antakya’ya kadar getirmiştir. Ateş topu haline gelmiş Kürdistan artık onu çağırıyordu.

RESÛLKÊ ( Ağrı isyanlarında 6 yıl savaştı)

RESÛLKÊ ( Ağrı isyanlarında 6 yıl savaştı)

Bu kişi, daha ilk günden, Biroyê Hesikê Têlî’ye katılan Kürt savaşçılardan biriydi.
Altı yıl boyunca savaş içinde değerli hizmetlerde bulunmuştu. Her şeye gözleriyle şahit olmuştu.
Onca ısrarıma rağmen (Yılmaz Çamlıbel) , bu konuda konuşmaktan kaçınıyordu.
Her nasılsa birgün , bu konudaki suskunluğunu bozdu.
İkimiz Aladağ yaylasında, obamızın kuzeyinde bulunan bir pınarın başında oturmuştuk. Aniden bana döndü ve çok alçak bir sesle şöyle dedi.

Espirini isminde Yunan gazetesinden (Ağrı isyanları dönemi)

Espirini isminde Yunan gazetesinden:

“Kürtler Ararat’ı tahkim ediyorlar. Mayısta tekrar harekata başlayacaklar. Şimdiki sükunet oralarda 4-5 metre boyundaki kardan ileri gelmektedir. Buna rağmen Miralay Bret kumandasındaki Kürt müfrezesi Urfa’yı basarak Fırka Kumandanı Suphi Paşa ile maiyetinden 5 zabiti kesmişlerdir. Baskın on gün sonra tekrar edilmiş ve Türkler Urfa’yı terk etmişlerdir. Türklerin zayiatı şimdiye kadar 50.000 kişidir. Buna mukabil Türkler de 500 Kürt köyü yakmışlardır. Yeni harekat için Bedirhan’ın torunları Amerika’da iane topluyorlar.

Tarihe Kazınmış Belgeler; Kürt Soykırımları


20 Temmuz 2010 Salı

Türk Hava Kuvvetleri’nin staj alanı: Kürt isyanları -Ayşe Hür

“Onur Öymen’in Dersim gafına tepkiler sürüyor. Ben de Kürt Meselesi’nin tarihini yazmaya devam ediyorum. 24/25 Eylül 2009 gecesi SHOW TV’de yayınlanan Siyaset Meydanı programında, Türk Hava Kuvvetleri’nin 1930’daki Ağrı Kürt İsyanı’nın bastırılmasında önemli rolü olduğunu söylediğimde, salondaki üniversite öğrencilerinden biri, o günlerde Türk Hava Kuvvetleri’nin uçak sayısının çok az olduğunu, mevcut uçakların ‘pırpır’ tabir edilebilecek nitelikte uçaklar olduğunu, hele bombardıman yapma kabiliyetlerinin olmadığını söyleyerek, beni yalanmaya çalışmıştı. Aslında söylemek istediğim, Türk Hava Kuvvetleri’nin (ve genel olarak TSK’nin) stajını ne yazık ki kendi halkına karşı harekâtlarda yaptığıydı. Bunca tecrübeye rağmen nasıl olup da 1974 Kıbrıs Harekâtı’nda düşman gemisi sanıp Kocatepe Muhribi’ni batırdıklarına değinmemiştim bile. Ancak o gece, esas konudan uzaklaşmamak için, o tarihte Türk Hava Kuvvetleri’nin yaklaşık 300 uçağa sahip olduğunu, Ağrı’daki harekâtlara yaklaşık 60 uçağın katıldığını söylemekle yetinmiştim. Tartışmayı sürdürmeyişim, Ekşisözlük gibi sitelerde eleştiri konusu olmuştu. Bu hafta, o gece söyleyemediklerimi anlatmak istiyorum.”

Osmanlı'dan bugüne Kürtler ve Devlet-1 Ayşe hür

Milli Mücadele’nin başlarında, Mustafa Kemal, Kürt aşiret reislerine çektiği telgraflarda ordu komutanlarına ve Sovyet Rusya Dışişleri Komiseri Çiçerin’e yazdığı mektupta, bazı meclis konuşmalarında ‘Kürdistan’ terimini kullanıyordu

Çîyayê Agirê an Jî Ararat*

Erê derdê wî jî heye û gelek pire, dilê û madê wî jî kulle lêbelê kesek pê nizane, yek caran wexta ku di diqahire xwîn ji cegerê wî tê û davîje der yanê xwîna sor dike der, nexweşîya wî ne wek nexweşa ye, ji qahr û derdê merivan nexweş ketîye; ji pexîlî, hesûdî û şerê merivan.

Ala Rengîn İlk Ağrı'da dalgalandı

ALA RENGİN PÎROZ E...!Daha önce Amed' de bir bayrak öpüldü, kimileri güldü, kimileri de ağladı...Sonra bir başka yerde de bir bayrak yakıldı.(Mersin olaylari)Kimisi saldırdı , kimisi de mağdurlaştı.Her iki vaada da kürdler mağdur ve acınacak bir ulus derekesine getirildi.Eğer Kürdler bir ulus ise, ki kuşku götürmez.Öyleyse o ulusun ulusal değerleri, ortak bir paydada buluşmanın da zeminidir.Parti ve örgütler bu değerleri geliştirmek, özgürleştirmek için kurulurlar.Toprak kutsal bir değerdir. ( kerxanedir diyenler cikti)Bir ulusun dili ve zenginliği o ulusun varolma , kendini yaşatma hakkı da bu kutsallığın olmazsa olmazıdır.Tarih bilinci ; bu değerlerin, bu güne kadar yaşanılan gerçekliğinin açık yüzünün anlatımıdır.Orada kendinizi ararsınız.

General İhsan Nuri Paşa'nın Anısına ( Aso zagrosi)

25 Mart İhsan Nuri Paşa'nın 33. ölüm yıldönümüdür. İhsan Nuri Paşa'yı anmak amacıyla onun yaşamı ve mücadelesi hakkında kısa bazı bilgileri vermeye çalışacağım. Bu kısa makalede İhsan Nuri Paşa ve Xoybûn Partisi hakkında elime geçen bazı tarihsel bilgileri okuyucularla paylaşmak istiyorum.
Bugüne kadar Kuzey Kürdistan'da İhsan Nuri Paşa'yı tek başına konu olarak alan bir çalışma yok. Hep içinde ve ilişkide olduğu hareketler temelinde ele alındı.Rohat Alakom Xoybûn , Cemil Gündoğan Beytüşşebap Ayaklanması ve M.Kalman Ağrı Direnişleri adlı eserlerinde seçtikleri konular bağlamında İhsan Nuri Paşa hakkında bazı bilgileri Kürd kamuoyuna sunmuşlardır.. Bu çalışmalar yapıldığı dönemler itibarıyle Kürdistan özgürlük mücadelesinin karanlıkta kalan bazı sayfalarını aydınlatmak için çok önemli rol oynadılar. Bugün gelinen yerde o döneme dair yüzlerce yeni belge(Sovyetler Birliği, Fransa,Britanya, Almanya, İtalya, İran ve Türkiye arşivleri) ortaya çıktı. Bu yeni belgeler ışığında sözkonusu olan tarihsel dönem yeniden değerlendirilmelidir. Umut ederim ki bu arkadaşlar sözkonusu olan eserlerinin yeni baskılarında bu yeni verileri değerlendirirler. Yada başka tarihçiler bu yeni veriler ışığında daha kapsamlı bir çalışma içine girerler.
İhsan Nuri Paşa'nın özel yaşamına dair bazı makale ve araştırmalarda doğum yılı olarak 1893 veriliyor. Fakat İhsan Nuri Paşa “Ji serbihurî min“ adlı yazısında 1892 yılını doğum tarihi olarak veriyor.

Mehmet Fuat Fırat ile Roportaj:Şeyh Ali Rıza Ermeni sorunundan dolayı HOYBUN`da yer almadı.

Seyîdxan Kurij: Sizi tanıyabilirmiyiz?
M.Fuat Fırat: Ben Mehmet Fuat. Türkler bize soyadı olarak Fırat soadını vermişler. Ben Şeyh Ali Rıza`nın oğluyum, Ali Rıza Şeyh Said`ın büyük oğludur. Şeyh Said Türklerin eli ile şehit edildikten sonra ailemizin büyüğü babam oldu. Babam uzun bir süre baskı ve zülüm gördü, sürgünlerde ve cezaevlerınde yaşadı, hiçbir zaman normal bir yaşam süremedi.Bundan dolayı anılarını ve Şeyh Said olayını yazma fırsatı bulamadı. Yaşamı sürgünlerde ve cezaevlerinde geçti ve öyle yaşadı gitti. Babamın ölümünden sonra amcam Şeyh Selahattin evin büyüklüğünü üstlendi.
Şeyh Selahattin`in ölümünden sonra artık ailenin genel olarak bir büyüğü, idare edeni kalmadı, herkes kendi ailesinin büyüğü oldu.

Osman Sebri ve Kürd Ulusal Kahramanlarından: FERZENDE ve SEYÎTXAN

Osman Sebri üzerine yazdığım yazı serisine kaldığım yerden devam edeceğim. Fakat, okuyucuları daha fazla sıkmamak ve 1930 sonrası döneme ilişkin daha detaylı yazmak için esas yazı serisi dışında yine Osman Sebri'ye, düşüncelerine ve siyasal duruşuna ilişkin bazı kaynakları aktarmak gerekiyor..

Bizava Kurdistan (1930- 1970)

Ahmet ÖNAL

Di salên 1930î û 1970î de BIZAVA KURDİSTAN –I- Salên 1920î ji bo kurdan, ji alîyê sîyasî ve geleki bi dijwarî derbazî salên 1930î bû. Di peymana Lozanê de Kurdistan bê vîna gelê Kurd hate parçe kirin û bû çar beş. Paş şerê cihanê yê yekemîn dewletên ku Kurdistan dabeşkirîbûn sîstema xwe ya dagirkeri bi nû ve afirandin û li seranserê welatê me bi cih kirin. Bi şop û qanûnên kolonyalîstî wekî ”taqrîrî sukun” deranîn û hemû komel, partî qedexe kirn û nasnamaya gelê heremê û kurda hate înkarkirinî. Bizava kurd ya ji bo xwe parastinê li Qoçgiriyê û ya ku bi navê Şêx Saîdê Pîran hatîbûn bi nav kirin faşil bûbûn.

MEMDUH SELIM BEG (hoybun üyesi)


İlk ulusal Kürt partisi diye adlandırdığım Xoybun Partisi`nin önemli simalarından bir tanesi de Memduh Selim Beg´dir. Memduh Selim Beg, aslen Van´lıdır. İstanbul´da 1. Dünya Savaşı´ndan sonra patlak veren Kürt kültürü ve politik örgütlenme döneminin önde gelen siması Memduh Selim, bir Kürt aydınıdır. Ne Bedirxaniler gibi mir (Botan Beyi), ne de Seyit Abdulkadir gibi Nehrişeyhi, ne de Babanzadeler gibi Kürdistan´ın büyük bir ailesinden geliyor. Onu daima Kürt aydın hareketinin içinde görmekteyiz. İstanbul´da o dönemde Kürt Teali Cemiyeti üyesidir. HÊVÎ cemiyetin yayın organı olarak çıkartılan Rojî Kürt dergisinin yazı kurulundadır. Kürtçe bölümünde, Babazade İsmail Hakkı, Dr. Abdullah Cevdet ve Bitlisli Yusuf Ziya, Kemal Fevzi ile birlikte çalışmaktadır.

Yitik Bir Aşkın Gölgesinde - Mehmed Uzun


Yitik aşklarım var mı benimde ? Yıllarca peşimde sürüklediğim; sırtımda taşıdığım; herkesten ve herşeyden sakındığımı, koruduğum, kolladığım ve belki de tüm bu yaptıklarımdan haberi bile olmayan; farkında bile olmayan aşklarım var mı? Bu aşkların gölgesinde tükettiğim yıllarım; sonra oturup elimde ne var diye baktığımda kötü kaderime okuyacak lanet dışında boş mu avuçlarım? Başından sonuna kadar direndiğim, savaştığım, emek harcadığım ve kaybettiğim hayatım. Sadece kötü kader mi bu yaşadıklarım?

İki cami arasında binamaz çaresiz Kürt aydını! memduh selim bey (Ağrı isyanları)


İkiyüz yıldan beri çaresiz bir aydındır Kürt aydını. Ne iyi bir savaşçı, ne donanımlı bir aydın... Az ondan, az bundan. İki cami arasında binamaz, nalla çivi arasında sıkışıp kalmış...

AĞRI YÖRESİ - HALKOYUNLARI


Ağrı'da oynanan halk oyunlarının tümüne Gevent ve Bar denilmektedir. Bar hepimizin bildiği gibi davul veya davulun sapına verilen isimdir. Gevent ise iki kelimenin oluşumudur 'ge' ezgi söylemek 'vent' beraberlik anlamına gelir. Gevent'in tam karşılığı ise beraber ezgi söyleyerek ritmik hareketlerle oynanan oyun demektir.

Seyadê Şame ( Ağrı isyanları tanığı )

SEYADÊ ŞAME

'O zamanlar (Ağrı isyanları) küçüktüm, ama aklım başımdaydı. yakaladıkları Ağrı savaşçılarını Bayazıt'a getirmiş, hükümet binasının altındaki zındana koymuşlardı.

ŞÊX (ŞEYH) ÎBRAHÎM UÇAĞIN DÜŞÜRÜLMESİNİ KENDİ GÖZLERİYLE GÖRMÜŞTÜ

Şêx İbrahim'in köyü Ağrı dağı’nın eteğindeydi, o bir uçağın düşürüldüğünü kendi gözleriyle görmüştü.
Şimdi Şêx İbrahim’e kulak verelim:

‘ilkbahardı, yaylaya çıkma hazırlığı yapıyorduk. Öğle namazı için abdest almaya çıkmıştım. Birden bire gök yüzünde bir gürleme sesi duydum. Başımı yukarı kaldırdım. Baktım, dört uçak uçuyor.
Birkaç dakika sonra uçaklar Ağrı dağına yöneldiler.
On dakika sonra Ağrı’yı bombalamaya başladılar. Dağın eteklerinden toz ve dumanlar yükseldi, otlar yanmaya başladı. Tüm köylüler damlara çıkmış manzarayı seyrediyorlardı.
Aradan çok zaman geçmedi, her dört uçakda geri döndü. Üç tanesi, köyümüzün üstünden uçup Beyazıt’a doğru gittiler.

19 Temmuz 2010 Pazartesi

Ağrı isyanı sürgünlerinden Nebi güler'in yazısı

TANIYORUM ONLARI , ONLAR MĀTEMDE BİLE , GOVEND TUTUP ZILGIT ATARLAR .

Buradaki yazılarımı şu veya bu nedenle hiç bir politik nedene bağlanamaz beni , bize yani Akrabalarıma vede Tarihte Ailemize olanlardan dolayı olduğu için yazıldı , Doğrudur siyasi bir vakadır .

Ağrı'da katliam olduğunu belgeleyen 2 resim


Şeyh Sait’in yaşayan tek çocuğu isyanı anlatıyor



HINIS (23.05.2007)- 1925 Kürt isyanı ve lideri Şeyh Sait hakkında bu güne kadar çok şey söylendi, yazıldı. Şeyh Sait’in amacı neydi, isyan neden başarıya ulaşmadı ve ulaşsaydı sonuçları neler olacaktı? Tüm bu soruların yanıtını bu kez, Şeyh Sait ailesinin bir üyesinden, Şeyh Sait’in yaşayan tek çocuğu, 86 yaşındaki Şeyh Ahmet Fırat’tan dinledik. Sürgün yaşamından dolayı çok iyi Türkçe konuşan ve ilerlemiş yaşına rağmen güçlü bir hafızaya sahip olan Şeyh Ahmet Fırat, bizi Erzurum’un Hınıs ilçesindeki mütevazi evinde kabul etti. İşte Şeyh Sait’in en küçük çocuğu Ahmet Fırat’ın gözünde babası Şeyh Sait, 1925 isyanı, sürgün anıları, siyasetle ilişkileri….

Kısaca İhsan Nuri Paşa'nın hayatı


1893′te Bitlis’te dünyaya gelen İhsan Nuri, Erzincan’da Askerî Rüştiye’yi, İstanbul’da Harp Okulu’nu bitirdi. Osmanlı’da teğmen rütbesiyle Arnavutluk, Yemen ve Gürcistan’da görev yaptı. Erzurum cephesinde Ruslara karşı savaşırken yaralandı. 1919′da Garnizon Subayları Temsilciler Kurulu’nun başkanlığına seçildi. Bu kurulun onayını alarak, Mustafa Kemal’e yardımcı olmak amacıyla bir alay askerle birlikte Damat Ferit Paşa hükümetine karşı isyan başlattı

ÜLKEMDE KOÇEROLAR ÇOK ÖNCELERİ VARDI, CHE DÜNKÜ ÇOCUKTUR

Che, 60 lı yılların Barzanistidir ya da Şeyh Mahmudu'dur desek daha doğru olmaz mı...!
Biliyorsun Barzani' nin uzun yürüyüşünü, daha annesinin kucağındayken Amed zindanında oluşunu, soluksuz anti sümürgeci kavgasını.
Sonra 11 yıllık Sovyet esaretini veselam bizim hikayemizdir bu topraklarda.
Bu topraklarda; Cheler o kadar çoktu ki; Seyidxan, Elican, Ferzende, Ismail Hakkı Şaweys, Keremê Qolaxası..

1930 Ağrı isyanına karşı siyasilerin tavrı

Ağrı isyanı sonrası konuşan İsmet İnönü, “Bu ülkede sadece Türk ulusu etnik ve ırksal haklar talep etme hakkına sahiptir. Başka hiç kimsenin böyle bir hakkı yoktur”

AĞRI’NIN TEDAVİSİ ZİLAN DERESİ

İsyanın ardından ilan edilen 1925 Şark Islahat Planı uyarınca Cemilpaşazadeler, Bedirhaniler gibi bölgenin aristokratları, Saidi Nursi gibi dinsel liderleri sürgüne gönderildi. 1927’de ‘Bazı Şahısların Şark Mıntıkalarından Garp Vilayetlerine Nakline Dair Kanun’la sürgünün çapı daha da genişletildi. Aynı yıl, eski Kürdistan Teali Cemiyeti’nin üyeleri, Şeyh Sait’in, Bedirhan Bey ve Cemil Paşa’nın çocukları, Ermeni Taşnak Komitesi’nin üyeleri, birbiriyle didişen aşiret reisleri gibi karışık bir grup, Lübnan’da Xoybun (Bağımsızlık) adlı bir örgüt kurdular. Böylece şehirli ve kırsal kökenli grupların veya bir zamanlar fail ve mağdur olarak karşı karşıya gelen Kürtlerin ve Ermenilerin zoraki evliliği ortaya çıktı. Xoybun (Hoybun) 1926-1930 arasında Yezidi, Sünni ve Alevi Kürt aşiretlerinden oluşan Celali Konfederasyonu’nun Ağrı Dağı’na sığınmasıyla başlayan olaylara damgasını vuracaktı. Çeşitli dönemlerde İran, Irak ve Suriye’ye kaçmış olan Kürt aydınları, aristokratları, aşiret beyleri Ağrı’ya gelmişler, bunlara İran’daki Şikan aşireti de katılmış, eski bir Osmanlı askeri olan İhsan Nuri’nin yönetiminde dağda ‘Ağrı Cumhuriyeti’ diye bir yönetim kurup, Milletler Cemiyeti’ne bile başvurmuşlardı. Cumhuriyetin yeşil, sarı kırmızı bantların üstünde Ağrı Dağı motifli bir bayrağı bile vardı. (Naci Kutlay, “Cumhuriyet ve Kürtler”, Toplumsal Tarih, S. 160, Nisan 2007, s. 27-28)

Garip bir Ağrı isyanı tasviri!

Yunus Nadinin çıkardığı 13 Temmuz tarihli Cumhuriyet gazetesinin 1930 Ağrı isyanına katılanları tasviri:

Kürt Sorunu’nun çözümünde neyi eksik bıraktık? Radikal gazetesi



İdam edilen Şeyh Sait

Şeyh Sait isyanının hemen ardından Takrir-i Sükun Kanunu ve askerî harekatla yetinmeyip bir de gizli reform planı yaptık: Eylül 1925 Şark Islahat Planı. Burada her şeyi inceden inceye hesapladık. Kimi önlemler şöyleydi:

Ağrı yıllarda Mahmut Esat Bozkurt -ki kendisi Cumhuriyet’in ilk Adliye Vekili’dir- “Çiğ eti bulgurla karıştırıp yiyen Kürtler’in Afrika yamyamlarından


Yusuf Mazhar 1930 Ağrı İsyanı’nın bastırılmasının akabinde bölgeye yaptığı geziden sonra gazetesine yazmıştı.

Dönemin Türk medyasında Kürt düşmanlığı (Ağrı isyanları)

1930 Agri isyanini çikaran kürtler, dönemin yari-resmi gazetesi Cumhuriyet tarafindan söyle tasvir ediliyor:
"Bunlarin alelade hayvanlar gibi basit sevk-i tabiilerle isleyen his ve dimaglarinin tezahürleri, ne kadar kaba hatta abdalca düsündüklerini gösteriyor... Çig eti biraz bulgurla karistirip öylece yiyen bu adamlarin Afrika vahsilerinden ve Yamyamlardan hiç farki yoktur."

IĞDIR’IN TAŞBURUN KÖYÜ HALKINDAN ALİ GERGİN’İN EMİN KARAC'YA MEKTUBU (AĞRI İSYANLARI)

IĞDIR’IN TAŞBURUN KÖYÜ HALKINDAN
ALİ GERGİN’İN MEKTUBU

‘Ağrı eteklerinde ateş (Bir kürt ayaklanmasının anatomisi)’in yayınlandığının ertesi yılında yayınevi adresine, Iğdır’ın Taşburun köyü halkından Ali Girgin’in bir mektubu ulaştı.
Ali girgin kitabı okumuş, dinlemiş ve şu mektubu yazdıtmıştı:

18 Temmuz 2010 Pazar

Mele Mehmûdê Bazîdî (1799-1867)-Ziya AVCI

Mele Mehmûdê Bazîdî
(1799-1867)

Ziya AVCI


Mele Mehmûdê Bazîdî, di sala 1799an de (di hinek çavkanîyan de 1797 e) li Bazîdê hatiye dinê. Li eynî ciyê dest bi xwendina medreseyê kiriye. Piştî temamkirina xwendina xwe, çûye Tewrîzê û hînê farisiyê bûye. Pişt re hatiye Bazîdê û li wir dest bi seydatiyê kiriye. Lê dema ku dawîn mîrê kurd ê Bazîdê Behlûl Paşa dişkê û birayê wî di şerekî di navbera Dewleta Osmanî û Rûsyayê de tê kuştin û rewşa malbata wan a tîcarî xerab dibe, ew biryar dide ku ji bajarê xwe dûr bikeve. Li ser vê, ew derbasê bajarê Erziromê dibe û li wir di hucreyan de dest bi meletî û seydatiyê dike. Di nav civata kurd ya wê demê de, xwediyê cihekî bilind û bi paye bûye. Her çend di derheqê malbata wî de gelek kêm agahdarî di destê me de hebin jî, lê em ji gelek bûyerên qewimîne û ew rêz û siyaneta ji Mele Mehmûdê Bazîdî re hatiye kirin, derdixin ku ew ji malbateke payebi- lind e. Hem bi xwe jî bi îlm û perwerdeya dîtiye, di nav civatê de bûye xwediyê cihekî ku cihê rêz û hurmetê be. Pişt re jî ku em ê di rêzên bên de li ser bisekinin, nasîna wî bi konsolosê Rûsyayê yê Erziromê rojhilatnas Alexandere Jaba (1803-1894) re çêdi- be û herdu bi hev re xebateke piralî, têrberhem û hêja dikin.

Şerrê Seyîdxanê Kerr û Sidîqê Hecî Mistefa Begê -Nedîm Dît-Şiir ve Stran Tahlilleri -3


Nedim Dit

Peyama Azadi’de bundan önce yayımlanan “Şiir ve Stran Tahlilleri” yazı dizimizin ilkinde Serda Selaheddînê Gimgimî’nin (Selahattin Gümgüm, Varto, 1945 - 1967) aruz vezniyle yazmış olduğu “Yar a Min” adlı şiirini, ikincisinde müellifini saptayamadığımız 75 beyitlik “Gur û Rovî” adlı fabl türünde yazılmış bir şiiri tahlil etmeye çalıştık. Dizinin üçüncüsünde ise dengbêj geleneğinin son ve dev ismi Reso’nun epik (destanî) bir stranını tahlil etmeye çalışacağımızı ikinci yazımızda söylemiştik.

Welî Sebrî: AVABUN A XOYBUN'Ê

Pistê Serhildan a 1925 ê hinek kurd bûn penaber u berê xwe dan Iraq'ê,Iran û Suryeyê.

Rewsenbîrên kurda ê ku li wederê jîyan a xwe disopandin "Leq a Netewîya Kurd" avakiribûn.

Lê belê rêxistin ne xwirt bû u nedibu bersiv ji bo pirs akurd.Li bakûrê kurdistanê zordarîya tirka u li dijî tirka berxwedan a kurda ji bo rewsenbîra bu sedema avakirina rêxistinek netewî.

Di nav kurdende alozîyên ku hebun dibu wek sedemek ne xwesî.Ew jî wek em bêjîn: Jîyana esîrî,serê brakujî,berjewendîya malbetan u ê.d dibu wek asteng.

Agirî Xwîn Digirî _ N: Mecîd Cînîkanlo



N: Mecîd Cînîkanlo

Dema Agirî tê gotin, Agir tê bîra mirov û dikeve ber çavan, lê pirsiyar eva ye, ev
çiyayê ku ev qas pesna we li her derê tê kirin li kîderê ye û çima Kurd ev qas pesna Wê
dikin?Agirî

Arama Gernas/ Ferzende Beg

Dema meriv bi agahîyên nîvçe behsa jînenîgarîya lehengek dike, acizîyek xwe berdide ser dilê meriv û pênûs di destê meriv da sar dibe. Lehengekî ku di du serhildanan da bûye nîşana mêrxasî û welatperwerîyê. Lehengek ku di rêvebirîya herî bilind da cîh girtiye û tu car paxavê bi dijmin nexistiye. Ferzende Beg ê bavê Elfesîya.

Biroyê Hesikê Têlî û Berxwedana Agirîyê






Biroyê Hesikê Têlî û Berxwedana Agirîyê


“Rabe, de rabe Birho de rabe,
Bo çi Ararat te hîşt xerabe!
Îro dîsa hat Roma bê eman
Gund şewitandin nehişt xwedî can.”
Osman Sebrî

Wahdet ATEŞ



Birhoyê Heskê Têlî, yek ji serokê eşîreta Celalîyan ê ji milê Hesêsorîyan e. Birho niştecîyê der û dorên Agirîyê ye. Di parvekirina Şerrê Cîhan ê Yekem de, mîna hinek eşîretên kurdan Birho jî, bi Osmanîyan re li hemberê ermenîyan û rûsan şer kir. Wekî ku tê zanîn, Dewleta Osmanî dewletek ji pir netewan hatibû avakirin. Kurd jî di vê îqtidarê de yek ji wan netewan bû. Netewa kurd, di dema îqtidara Osmanîya de li hemberê neteweyên din her gav xwedî şexsîyetek taybet bûn. Bingehê vê taybetmendîyê, du sedemê balkêş bûn. A yekem, Musilmantîya û ji mezhebê ehlê sunnetê bûna wan.

Nezîrê CIBO/ İHSAN NURİ PAŞA

İHSAN NURİ PAŞA
(1893-1976)

Nezîrê CIBO

“Devlet, senin rahat ve mutluluğun için her şeye hazırdır… Hangi ülkeyi istiyorsan, oraya atayalım. Pasaport verelim, istediğin ülkede yaşamını sürdür. Maaşını al. Tebriz konsolosu bizzat getirip pasa- portunu teslim edecek.”

Nelida Fuccaro/ SÖMÜRGE YÖNETİMİ ALTINDAKİ SURİYE’DE KÜRTLER VE KÜRT MİLLİYETÇİLİĞİ

SÖMÜRGE YÖNETİMİ ALTINDAKİ SURİYE’DE
KÜRTLER VE KÜRT MİLLİYETÇİLİĞİ:
SİYASET, KÜLTÜR VE KİMLİK

17 Temmuz 2010 Cumartesi

Hoybun üyesi Osman Sabri ( 1905)- (11.10.1993)

Osman Sebri, diğer ismiyle Ape Osman, 1905 yılında, o yıllarda Malatya'ya bağlı olan şu anda ise Adıyaman sınırları içinde kalan Narince köyünde dünyaya gelir. Henüz 11 yaşındayken babasını yitirir. Babası bölgede Hoza Mirdesan ağası olarak tanınıyordu. Osman Sebri, amcası Şükrü'nün yanında büyür ve eğitimini çeşitli hocalardan alır.

Ağrı Ayaklanması Hoybun’un Kurulması

Ağrı Ayaklanması Hoybun’un Kurulması

Şeyh Sait ayaklanması ve ayaklanmadan sonra giderek yoğunlaşan ulusal baskı, katliam ve terör Kürt halkı içerisinde yoğun tepkilere ve kendiliğinden direnişlere yol açtı. Fakat direnişler dağınık ve örgütsüzdür. Kürt aydınları yaşanan bu deneylerin derslerini değerlendirir, tartışır, bir yol, çıkış bulmaya çalışır. Bu tartışmalar sonucununda 1927’de "Kürt Milli Genel Kurultayı" düzenlendi ve Hoybun örgütü kuruldu. Tüzüğünün 2. maddesi, “son Türk askerinin kutsal Kürdistan toprağında tahliye edilmesine kadar Türklere karşı mücadele” olarak belirlenen Kürt milliyetçi örgüt Hoybun tüm Kürtlerin ulusal birliğini hedefliyordu.

SEYÎTXANÊ KERR- Ağrı isyanları


SEYÎTXANÊ KERR: aslen Muşludur. Ama ailece Erzurum’un Karayazı ilçesine göç etmişlerdi.
Siyitxan, Seyîdî aşiretine mensup namlı bir Kürt kahramanıdır.
Kulakları iyi duymadığı için kendisine Seyitxanê kerr (sağır seyithan) deniliyordu.
Şêx Said harekatında’da yer almış bir savaşçıdır.
Yenilgi üzerine, Suriye’ye geçti. Ağrı savaşının başlaması üzerine, arkadaşlarıyla birlikte, Ağrı’ya gidip savaşa katıldı.

Bu savaşta çok büyük kahramanlıklar gösterdi.
Oda bilgi, beceri ve kahramanlığıyla, tıpkı, Şêx Zahar, Ferzende, Reşoyê Sılo gibi, Kürt halkı içinde gerçek bir efsane oldu.

Ağrı yenilgisinden sonra, oda emrindeki savaşçılarla birlikte, Türkiye ile iran sınırlarındaki dağlara çekildi.
1932 yılının son baharına kadar, iki devletle sürekli savaş içinde oldu.

Filazof Ehmedê Xani

EHMEDÊ XANÎ VE ESERLERİ (1651–1707)



Şair ve Bilgin Ehmedê Xani halkımızın bir moral değeridir. Şimdiye kadar bu moral değerimize ve onun eserlerine ilişkin birçok çalışma yürütülmüş ve hala yürütülmektedir. Filozof Ehmedi Xani üzerinde özellikle son çeyrek yüzyıldır önemli çalışmalar yapılmaktadır. Kitap basımından tutalım, film çalışmaları, festivaller, dans gösterileri, dernek kuruluşları, heykel dikimleri yanında üniversitelerde Xani ile ilgili kitaplar okutulmakta, bunun üzerinde tezler yapılmaktadır. Öyle anlaşılıyor ki önümüzdeki yıllarda da Xani ile ilgili çalışmalar olacaktır. Bu önemli çalışmalar Xani’nin üstendeki bilinmezlik zırhını kaldıracak ve onu gerçek kimliğiyle buluşturacaktır.

16 Temmuz 2010 Cuma

Ağrı Dağı’nda bir Kürt cumhuriyeti -Ayşe Hür

Şubat 1921’de Kaçar Hanedanı’na bir darbe ile son veren Rıza Şah, Rıza Şah Krallık yeminini 15 Aralık 1925’te etmişti ama tacını ancak 25 Nisan 1926’da giyebilmişti. Türkiye, Şah’ın cülus törenine bir telgraf göndermekle yetinmemiş, değerli bir kılıçla, iki Junker savaş uçağı hediye etmişti. Türk havacıların bu uçaklarla yaptıkları gösteriler Tahran halkını büyülemişti.

Perişan hanım ile halil beyin aşkı

Perişan hanım ile halil beyin aşkı


Yöremizde (Ağrı) günümüze değin dilden dile gelen ve yöresel sanatçıların(dengbêjlerin) türküleştirdiği en büyük aşk öyküsü, Perişan hanım ile Halil Beyin aşkıdır.

GALXO ŞÊX MUSTAFA KİMDİR?


GALXO ŞÊX MUSTAFA KİMDİR?
1923 yılında Cizre’nin Hedil köyünde dünyaya gelen Şex Mustafa, Halife Yusuf’un en büyük oğludur. Ehmede Xani geleneğinde gelen ilim ve irfan önderi Hanife Yusuf’un yanında yetişerek onun izlediği aydınlık ve Xanî gelenekli ilim ekolunda yoğrularak toplumun sevilen sayılan önder bir kişiliği vardı. Halk onu bawo veya galxo olarak tanırdı. Şex Mustafa babası Halife Yusuf’un yanında Arapça ve Farsça ilmini de çok iyi bir şekilde öğrendi.

Şex Mustafa 05.08.1946 yılında T.C. Diyanet İşleri Reislerinden dönemin müftüsü Sadullah Yıldız’dan imamlık vesikası almış ve Doğubayazıt’ın çeşitli köylerinde hizmet vermiştir. Hizmet verdiği yıllarda köylerin camilerinin yapılmasında öncülük yapmıştır.

Babası Halife Yusuf’un vefat’ından sonra 1966 yılın da Nakşi şexlerinden şex Muhammed Nuri Ed-derşevi’nin Halifesi olan şex Muhammed Sait Seyda El Cezireden Nakşi tarikatının icazetini almıştır. Uzun bir süre Doğubayazıt’ta müftü olarak görev yapmıştır. 1950 yıllarında üstat Bediüzzaman Sadi Nursi hz. Ziyaret etmiş dua temennisinde bulunmuştur.

Halife yusuf topçu ( 1885-1965)


HALİFE YUSUF TOPÇU (1885- 1965)
Bürük ilim adamı Aristo ve Farabi’den sonra gelen 3. öğretmen Ehmedê Xanî’nin geleneğinden gelen Muradxanê Bazîdî, İsmalîle Bazîdî, Melle Mahmudî Beyazîdî, Şex Muhamede Celalî gibi Halife Yusuf Topçu da ilim ve fikir adamıdır.

İshakpaşa Sarayı topçusu Şerif ağanın oğlu Halife Yusuf Topçu 1885 yılında Doğubayazıt’ın Zengezur köyünde doğdu. İlk tahsilini köyün İmam Hatibi olan Molla Ahmet Hoca efendinin yanında görmüştür. Akabinde İlim tahsilini Engin ilim sahibi olan Saidi Nursi’ye de hocalık yapan Şeyh Mehemedê Celalî’den ders aldı. Bu medrese de eğitim görenlerin Ehmedê Xanî geleneğini sürdürdükleri biliniyor. Halife Yusuf Topçunun Kürtçe yazması bu görüşü güçlendiriyor.

Yüksek tahsili olduğundan o dönemin yasalarına göre askerlikten muaf tutulmuştur. Harbi umumide Siirt İline göç etmiştir. o sıralarda yine okuduklarına ek olarak Siirt ilinin bariz alimlerinden olan Molla Hamid efendinin yanında da bir müdded Feraiz gibi nadide ilimleri okumuştur. Sonraları Cizre’ye bağlı Hedil köyünde az bir müddet ikamet edişinden sonra Cizre ilçesi Nakşibendî Tarikatının meşhur Şeyhlerinden olan Şeyh Muhammed Nuri Edderşevi’den 25 RAMAZAN 1341(1925Miladi)de Nakşibendî Tarikatının Halifelik icazetini almıştır. Aynı zamanda 1351 Hicri (1935M)yılında Şeyh İbrahim Hakkı EL-Basreti’den Nakşibendî tarikatının ikinci icazetini almıştır.

Ağrı isyanı'nın İran Kısmı

Direnişçi Kürtlerin İran Şah'ına Karşı Direnişi(1930-1931)-1-

Dr. Yasin Serdeşti/Çev: Aso Zagrosi

Kürdistan'ı işgal eden sömürgeciler Kürd milletine karşı tüm insanlık suçlarını işlediler ve hayatın tüm alanlarında Kürdlere jenosidler uyguladılar..
Kürdistan'ı işgal eden güçler Kürdlere karşı uyguladıkları fiziki soykırımın yanında Kürd tarihine, edebiyatına, diline, kültürüne ve Kürdlere ait olan her şeyi yoketmeye ve imha etmeye çalıştılar.

ŞÊX EBDILQADIR - Ağrı isyanları

ŞÊX EBDILQADIR:
Saka aşireti reisidir. Yürede, zenginliği, cömerliği ve dinsel gücüyle saygı gören bir insandı.

Saka aşiretinin yarısı Türkiyede, yarısı da İran sınırları içinde yaşıyordu.
Şêx, iran kesiminde ikamet ediyordu.
Türk devleti, Kürt aşiretlerin birleşip kendisine baş kaldırmaması için, sürekli olarak aşiretler arasına sokan bir politika izliyordu.

15 Temmuz 2010 Perşembe

ALEVİ,KÜRT RUM VE ERMENİ KATİLİ TOPAL OSMAN (KOÇGIRÎ İSYANI)


ALEVİ,KÜRT RUM VE ERMENİ KATİLİ TOPAL OSMAN.. IYI OKUSUN BILMEYENLER...!


1884 yılında Giresun’da dünyaya geldi. “Topal Osman Rus Savaşlarına
katılmış, bir bacağından yaralandı “Topal” lakabını oradan almıştı.



Savaş sonrası Giresun’a dönen Topal Osman, etrafına topladıgı kanun
kacaklarıyla birlilkte “Laz Alayları” nı kurdu. Bölgedeki Rum ve
Ermenilerin sürek avına çıktı. Karadeniz’de ki Rumların çoğu müslüman
olmuş, ama ana dilleri olan Rumcayı hala konuşuyorlardı.

MÎLÎTARÎZM A TIRKO

TURKLERIN TRAJEDISI,TURKLERIN MILITARIZMI
Türklerin trajedisi; Türk militarizmi

Türkler tarih boyunca ne çektilerse kendilerinden çektiler. Aslında hem kendilerine hem de başkalarına çektirdiler. Bir türlü dizginleyemedikleri şiddet ve talan tutkusu yüzünden kendi hayatları gibi başkalarının da hayatlarını zindana çevirdiler.

Wêretaka (Saklıca) köylerinin kuruluşu

WÊRETEGA JÊRÎN
AŞAĞI SAKLICA. Ağrı Şehir merkezinden kuzeye doğru uzanan üç mevsim çukurlu yer yer yamalanmış asfalt yol Eleşgirt (Zêtka) Ovası’nın bitimine kadar dümdüz uzanır.
Ovanın bitiminde asfalt yol yerini dar, kırık dökük, taşlı bir yolla bırakır.
Bu yol der yatağını takip eder,
Geven kümeleri, bodur çalılıkları ile örtülen yarı kel tepelerin, kıraç düzlüklerin içinden kıvrılarak gider ve sekiz kilometre sonra Saklıca’ya varır.

ŞAHÊMARAN (şahmeran)

ŞAHÊMARAN: Kürt kadınının gücünün, güzelliğinin ve bilgisinin sembolüdür

ŞAHÊMARAN Mezopotamyada binlerce yıldan beridir anlatilir:

Yılanlarin Şahıymış Şahêmaran.
Sadece yılanlar değil doğadaki bütün canlılar cekinirmiş ondan.
Ondaki bu güç kimseyi korkutmazmış,
çünkü Şahêmaran diğer hükümdarlar gibi kimseyi tehdit etmez.
Gücünü kimseye göstermez,
gücünü bilgelikten alırmış

XALIS BEG (Ağrı isyanları)

XALIS BEG: sîpkî aşiretinin lideri Aptulmecit beg’in oğludur.
Çevrede zenginliği ve yurtseverleri ile tanınan bu ailede sürgüne yollanmıştı.

14 Temmuz 2010 Çarşamba

İKİNCİ AĞRI SAVAŞI 16-17 HAZİRAN 1926

16-17 mayıs 1926 tarihindeki yenilgi üzerine 3. kolprdu müfettişliği, yeni bir harekat planı hazırlayıp, kenelkurmay başkanlığına sundu.
Bu plan, genekurmayca kabul edildi.
Planın 16 haziran’da yürürlüğe konması için, 9 kolordu’ya emir verildi.
Bu emre göre harekatı, 9. kolordu komutanı bizzat yürütecekti.

JI SÎNGA AGIRÎ

Nameyek ji Seydayê Tîrêj re* Xemcivîn

Hey Quling,Bihna bayê buharêSer tîpên geşbûnêMûma Newrozê û sersalêRûmetê evînê, guhdarê derdan tiwî.. Hey quling, Pênûsa ko li asîmanê KurdistanêTu firandî, Ji te re digot: "Bi Xwedê kî hey qulingê min, birawestî hela carek.. Ji te re bêjim du sê peyvan".. Bêje me hey quling!! Ew razê ko Tîrêj di guhê te de got.. Bêje û bigihîne milet..! Tîrêj barê te giran kir Derdê wî bêje..bi stranî, bi helbestê bêje.. Derdê Tîrêj bêje.., Kaniya wî diherike..diherikeDev û zimanê pê şake..!!

Neyaro! Em her hene

Neyaro! Em her hene


Cankurd ( cankurd@hotmail.com )

Pir ji zű ve yePir ji męj e Em di rę de ne Ji kűrantiya dűrokę ve Em diholin ....ű li herdu kenaręn rę Goręn zarokęn xwe bi destan dikolin Hîç ęlekę ji van ęlęn mirovatiyę Wek me nedan mal ű can Bo azadiyę… Li her newaleke Kurdistanę Li çiyayęn, ku rę vę nakevin Li çolistanę..

Kürt Yurtseveri Olabilmenin İlkeleri

Şüphesiz ki sadece Kürdüm ve yurtseverim demek, Kürt dilini konuşup, yazmakta yeterli değildir. Kürt yurtseverliğinin altını da bilimsel, çağdaş ilkelerle doldurmak gerekir. 1966 yılında İstanbul Üniversitesi’nde öğrenci iken rahmetli Apé Musa’nın evini sık sık ziyaret ederdik. Kürtlük ve yurtseverlik konusunda imanımızı tazelerdik. Evinde siyah kıvırcık tüylü bir köpek besliyordu. Tüyleri kıvırcık olduğu için de köpeğinin adını Kürtçe ‘Kejé’ koymuştu.
Onunla hep Kürtçe konuştuğu için Kejé başka bir dili anlamazdı. Yine 1966 yılının ikinci yarısında İstanbul Veznecilerde Dr. Faik Savaş, Fevzi Dağlı ve rahmetli Örfi Akkoyunlu ağabey bir Urfa lokantası açmışlardı. Lokantanın işleri iyi gitmeyince ortaklar arasında ihtilaf başladı. Apé Musa’nın bu işlerde geçmiş tecrübesi olduğundan işin başına onu getirdiler. Her gün sabahleyin erkenden Kejé ile birlikte lokantaya gelirdi. Bizlerde lokantaya gittiğimizde onunla Kürtçe konuşurduk. Lokantanın karşısında Seyhan Kız Talebe Yurdu vardı. Burada kalan Seyhan isimli bir bayan üniversite öğrencisinin dikkatini çekmiş olmalı ki bir gün Apé Musa’ya sordu;

ÊLA SÎPKA (Sipki aşireti)

(Çoğunlukla Ağrı ve ilçeleri geçtiği için buraya ekledim, ama kürtçe bilmeyenler bu harika bilgilerden yararlanamayacak)

ÊLA SÎPKA Êla Sîpa, êleke Kurda, ya mezin, kevnar û navdare.
Delîlên dîrokî didine kivşê, ku hê sedsala 18–an da ev êla li Serhedê, nav Xanedana Êrêvanê da bûye, kîjan jî ketya bin hukumê dewleta Îranê.

13 Temmuz 2010 Salı

BİRİNCİ AĞRI SAVAŞI 16-17 MAYIS 1926

Ağrı’daki ilk savaş, 16 mayıs 1926 tarihinde başladı.
İhsan Nuri Paşa gelinceye kadar,
Ağrı savaşlarını 2 yıl boyunca, Biroyê Hesikê Têlî yönetmişti.
İlk savaşı başlatan bu kişiyle ilgili kısa bir bilgi sunmak istiyorum.
Yukarıdada söylediğim gibi Kemalistler, cumhuriyetin kuruluş aşamasında, ortak bir devlet kurmak başta olmak üzere , Kürtlere birçok vaatde bulunmuşlardı.
Kürtlerde, bu sözlere güvenerek Kemalistlere destek olmuşlardı.
Ama Kemalistler, cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte, verdikleri tüm sözlerden cayıp, Kürtleri yok saydılar ve onları yok etmeye kalktılar.

12 Temmuz 2010 Pazartesi

AGIRÎ (AĞRI) SAVAŞININ TEMEL AMACI :

AGIRÎ SAVAŞININ TEMEL AMACI :
Yürütülen savaş araçılığıyla, devletin otoritesini kırmak,
Halk üzerinde kurduğu korkuyu ortadan kaldırmak,
Ulusal duyguları güçlendirmek,
Ulusal devlet kurma özlemini yaygınlaştırmak,
Savaşı genişleterek mücadeleyi ulusal bir direnişe dönüştürmek,
Son düşman askeri, Kürdistan’dan çıkarılıncaya kadar savaşmak ve ülkeyi işkalden kurtararak bağımsız bir Kürt devleti kurmaktır.

Kavalımın Sesindeki Büyü(Veysel Çamlıbel)

Affınıza sığınarak bir ricada bulunacağım. Bir anınızı da kavalın sesine verin diye önereceğim. Şıvanların, bêrivanların subaşlarında söylediği, Kürdî-li, sêgehî, çargehî, nehawendî makamların ötesinde çıkardığı şu kâmilimiz, ağabeyimiz, geçmişten geleceğe kocaman taşıdığı tecrübe, hayattan süzüp getirdiği taptaze dimağındakileri seslendiren büyülü Kavalına kulak verelim. Ondan alıp kendimize, çocuklarımıza ve de etrafımıza sunacağımız çokça şey var diyorum. Arzu sizin!

11 Temmuz 2010 Pazar

Öcalan’ın Dinlere yaklaşımı

Her insan özünde bir gerçeğin temsilcisidir. Tarihin belkide ilk tanıdığı, insanlık soyunun en erkenden gelişme yoluna girdiği soy, klan, kabile aşıret, milliyet, din, mezhep, sınıflaşma, hukuk, siyaset, askerlik, kültürün en temel ögelerinin gelişimi, sanatın temelleri denilebilir ki bu topraklarda oluşmaya başlamış. Örnek kabilinden o bilinen en eski, „Gılgamış destanı“yla başlar ve günümüze PKK’ye kadar gelir ulaşır.

Edeb, siyaset û dîrok di romana Siya Evînê de Xelîl Duhokî


Sedan sale, Kurdistan di bin zulim û sitema dijminan de dinale. Çi dergehên xweşî û pêşdaçûnê li ber venedibûn; belku berdewam ji aliyê dijminan ve dihatine girtin. Lewra bizava edebî û rewşenbîrî jî, mîna ya siyasî û civatî, lawaz û paş de mayî bû û çi rengên şaristanîyetê ne digehane deverên kurdî. Lê dîsan" Hemî tariya cîhanê, neşya ronahîya fenerekê

Komeleya ÇIRA li gundê Şakiro bû mêvan


07 Kanûn 2009 Duşem Saat 17:08

Komelaya Çand û Hunerî ya ÇIRA ya Agirî, roja 6ê meha Çileya Pêşîn li gundê “Gundê Navîkê” yê dengbêjê navdar Şakiro bû mêvan...

Agirî xwîn digirî / Helbest

Bêjin Qamişlo !
Rê li ber Qiragên ku
Dibin Kewên dîl
Winda bûye;
Ewên ku bi lorîya
Girtin, dîlî û mirinê
Bê şerm û fedî...
Ji dost û birayên xwe re
Dikin qebqeb,

Ez Xortê Kurd im / Helbest

Çeto Omerî

Xwedî text û birc im
Ez bi şapik û şalim
Xebatkarê welatin

ji dîrokê arim şewat im
Deşt û zozan, bax û çîmen, gul û sosin im
ji jiyanê jîn û felatim
Dîcle û Ferat im.

AĞRI İSYANININ EFSANEVİ LİDERİ İHSAN NURİ PAŞA

Ağrı İsyanı’nın ‘fevkalade kumandan’ı İhsan Nuri, 25 Mart 1976′da Tahran’da geçirdiği trafik kazası sonucu kaldırıldığı hastanede öldü.

1893′te Bitlis’te dünyaya gelen İhsan Nuri, Erzincan’da Askerî Rüştiye’yi, İstanbul’da Harp Okulu’nu bitirdi. Osmanlı’da teğmen rütbesiyle Arnavutluk, Yemen ve Gürcistan’da görev yaptı. Erzurum cephesinde Ruslara karşı savaşırken yaralandı. 1919′da Garnizon Subayları Temsilciler Kurulu’nun başkanlığına seçildi. Bu kurulun onayını alarak, Mustafa Kemal’e yardımcı olmak amacıyla bir alay askerle birlikte Damat Ferit Paşa hükümetine karşı isyan başlattı.

Welat Agirî- Agirî / Helbest

Agirî

Yarın olsun dönerim dedin
bak yine dönmedin ey hasretlik
ismin gibi Agirî oldun basıma vurdun
sevda oldun bir sen kalbimin sahibi oldun

Mayıs 1928 de dağıtılan bildiri (Ağrı isyanı)

“Kürt Ulusu yeni ve korkunç bir tehlike karşısında bulunmaktadır. Türk’e özgü öldürme ve yok etme siyaseti devam ediyor. Doğu vilayetlerinde barışı sağlamak istediklerini ilan etmeleri yalandır. Türkler Kürtlerin başına yeni bir bela hazırlıyorlar. Muhtelif şubelerimizden alınan haberlere göre Türklerin Van, Bitlis, Erzurum, Diyarbekir, Muş, Mardin ve Urfa’ya askeri birlikler topladıkları anlaşılıyor. Türkler bir taraftan Suriye, Irak ve İran’a iltica etmiş olan Kürtleri kendi eski yerlerine dönmeye ikna etmeye çalışırken, öte yandan vatanın bağrında, o nların şerefini ve mallarını koruyanları ezmektedirler.

Zilan deresinde yakılan 44 köyün isimleri

Zilan deresinde 44 köy yakılır. Hayvanlarına ve diğer mallarına el konur ve bu köylerde yaşayanlardan ele geçen tüm insanlar katledilir.
Söz konusu köyler şunlardır…

Komara Kurd a Agirî (Ağrı kürt cumhuriyeti)


Komara Agiriyê yan Komara Araratê (1927-1931) yek ji dewletên Kurd ên dîrokî ye. Di pêvajoya Serhildana Agiriyê de ji aliyê tevgera Kurd ve hatiye îlankirin.

AĞRI ATEŞ DAĞI

Ağrı diye dağ adı olur mu allahaşkına? Neyin ağrısı, kimin sancısı? Agir Kürtçe “ateş” demek. Agirî bunun sıfat hali, ateş dağı. Türkçe ismin buradan gelmiş olduğu belli. O dağın öz Ermenice adı da Ararat değildir, Masis’tir. Ararat Tevrat’ta geçen İbranice bir isim, Mezopotamyanın kuzeyinde bugün “Doğu Anadolu” dedikleri dağ ülkesinin genel adıdır.

AĞRI DAĞI _ ÇÎYAYÊ AGIRÎ


Zirvesi 4 mevsim boyunca erimeyen kar ve takke buzulu ile kaplı volkanik
Bir tuvalet olan Ağrı Dağı, Türkiye'nin doğu ucunda, Ağrı ilinin sınırları içerisinde yer almaktadır. Dağ, İran'ın 16 km batısında ve Ermenistan'ın 32 km güneyindedir. Dağın %35'lik
Bir kesimi Iğdır ilinde, kalan %65'lik kesimi ise Ağrı ili sınırları içerisindedir

Ağri Tarihi (Agîrî)

Orta Asya dan gelen kavimlerin Anadolu ya girişleri sırasında Agri bir geçiş oluşturmuş, dolaysıyla bir çok medeniyete sahne olmuştur. Ancak bu medeniyetler Ağrı yı bir geçiş kapısı olarak gördüklerinden burada çok köklü bir uygarlık oluşturamamışlardır. Bölgede egemenlik kurdukları sanılan Hititler in güçlerini yitirmeleri Üzerine, M.ö1340-M.ö1200 tarihleri arasında Huriler Krallık merkezi olarak Urfa dan uzak olan Ağrı yı ellerinde tutamamışlardır.

Ararat Agirî Ağrı... Nihat Gültekin

”Bazid ilçesinin en önemli sevdası olan Ağrı Dağı, bir doğa harikasıdır. Yaklaştıkça büyüklüğü ve güzelliği ile insanı hayran bırakan, zirvesinden kar eksik olmayan bu heybetli dağ, bölge insanının yaşamının her kesitine, her karesine yüzyıllardan bu yana damgasını vuragelmiştir.”

Sema Yüce'nin anılmasından kareler (2010 tutak)






Hozan Serhed


Ozan Serhat(Süleyman Alpdoğan) Em Ji Te Bîr Nakin!
Şehîd Namirin!

10 Temmuz 2010 Cumartesi

Eleşkirt (Zêtka) Ermenileri


VII. yüzyılda Eleşkirt yakınlarında inşa edilen, yakın tarihlere kadar sağlam olan ve 1966’dan sonra her nasılsa yerle yeksan olan Pakrevant Surp Hovhannes Kilisesi


Bölge haritası (Zêtka -pakrewan) Eleşkirt

Ağrı ÇIRA; “Ağrı isyanını unutmayacağız!”

Ağrı Çıra Kültür ve Sanat derneğinde, Ağrı isyanı ile ilgili seminer verildi. Dernek başkanı Bilal Bayazıt, Ağrı isyanı sırasında Kürtlere yapılan katliamın, unutulmayacağını ifade etti.

Dema Nû/Ağrı
27 Aralık günü Ağrı Çıra Kültür ve Sanat derneğinde, Ağrı isyanı ile ilgili seminer verildi. Ağrı Çıra Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Bilal Bayazıt, Ağrı isyanı sırasında Kürtlere yapılan katliamın, unutulmayacağını ifade etti.

Xaki G. Bargin: Ararat’ın öksüzlüğü

Ararat yapayalnız bırakılmış bir dağ. Karlar başını örter, rüzgârlar çığlıklar atarak dolana durur etrafında, ama eteklerinde her zaman saklı bir şeyleri olmuştur bu dağın. Yaralı ve acılıdır. Çocukları için biriktirdiği yemişleri eteğinde gizlemiştir. Her bahar yenilenir küllerinde…

(XOYBÛN) HOYBUN'UN AĞRI İSYANINDAKİ KÜRT KARDEŞLİK ANDI

'Şu anda imza ettiğim tarihten itibaren,
iki yıllık zaman süresince, eğer kürt ulusunun varlığını ve güvenliğini tehdit eden bir tehlike çıkmazsa ve şayet hayatımın ve şerefimin ya da kendi şerefini koruyan,
ailesi ve kürtlüğü korumaya zorunlu şahıslara (ki ben onlara karşı vazifeyle yükümlüyüm)
karşı başka bir Kürt tarafından bir hücum olmazsa,
herhangi bir Kürde silah kaldırmamayı,

Ağrı / Yöre mutfağı

ABDİGÖR (EVDÎGOR) KÖFTESİ : GEREKLİ MALZEMELER : Kemiksiz kuzu, oğlak veya dana eti, Soğan, Haşlanmış pirinç ve baharat
1- Taze et ağır bir cisimle iyice dövülür,
2- Hamur haline gelen et, baharat ve haşlanmış pirinçle yoğrulur, köfteler yapılır,
3- İnce doğranmış soğanlar su içerisinde tuzla birlikte kaynatılır,
4- Kaynar suya hazırlanmış köfteler atılır,
5- Piştikten sonra bir saat dinlendirilen köfteler , pilav üzerine konularak servis yapılır.

Ağrı / Edebiyat

Aleksandr Puşkin :

(1779-1837 A.Puşkin, Erzurum gezisinde gördüğü Ağrı dağını, "Yol Notları" adını verdiği gezi yazılarında şöyle anlatır:) "Güneş doğmuştu. Duru gökyüzünde iki başlı bir dağ parlıyordu. Ne dağı bu? diye gerinerek sordum, şu cevabı duydum. Bu Ararat. Sesle­rin etkisi ne kadar kuvvetli! Var kuvvetimle bu kutsal kitaplar dağına baktım. Islah olma ve hayat ümidiyle onun doruğuna yanaşan Nuh'un Gemisi'ni, uçan idam ve barış sembolleri kuz­gunu, güvercini gördüm... Atım hazırdı. Bir kılavuzla yola çıktım. Sabah çok güzeldi. Güneş parlıyordu. Geniş bir çayırdan, çiğle dünkü yağmur damlalarıyla su­lanmış gür ve yeşil otların üzerinden gidiyorduk. Önümüzde geçeceğimiz bir ırmak parlamaya başladı."

Ağrı / Zanaat

HALI VE KİLİMLER
Ağrı ilinde hayvancılığa bağlı olarak yerli ırk koyunlarımızdan alınan yün ve yapağılar yöresel dokuma biçimleriyle halı ve kilim haline getirilir. Kırkım mevsiminde koyunlardan elde edilen yapağı yıkanıp kurutulduktan sonra özel taraklardan geçirilmek suretiyle temizlenir ve eğirerek iplik elde edilir. Dokumaya elverişli iplikler çeşitli maddelerle boyanarak renklendirilir ve yerli tezgahlarda kadın ve kızlar tarafından dokunurlar. Dokumalara renk ve motif yönünden bölgenin kültür özellikleri yansıtılır.Ağrı yöresinde yerli dokumalar iç piyasada pazarlanmaktadır. Ayrıca kırsal kesimdeki halk kendi ihtiyacı olan yazgıları kendi dokumalarıyla elde etmeye çalışırlar. Ağrı ilindeki halı ve kilim dokumacılığı günümüz şartlarına uygun olarak gün geçtikçe gelişmektedir.

Seyit Rıza'nın İngiltere Dışişleri Bakanlığı'na Yazdığı Mektup

İngiltere Dışişleri Bakanlığı’na

Sayın Bakan
Yıllardan beri Türkiye Hükümeti Kürt halkını asimile etmeye çalışmakta, gazete ve yayınlarını yasaklamakta, anadillerini konuşanlara eziyet ederek, Kürdistan’ın bereketli topraklarından gidenlerden büyük bir bölümünün telef olduğu Anadolu’nun çorak topraklarına zorunlu göçler düzenleyerek bu halka zulmetmektedir. Son olarak Türkiye hükümeti kendisiyle yapılan bir antlaşma sonucu bu baskılardan arındırılmış Dersim bölgesine de girmeye kalkışmıştır.

AĞRI İSYANINDAN MIRDÊSÎ XANIM

MIRDÊSÎ XANIM: Broyê Hesikê Telî’nin annesidir, 110 yaşındaki bu yaşlı kadın,
Oğul ve torunlarıyla birlikte savaş alanındaydı.
1928 yılında meydana gelen bir uçak saldırısında,
Göğsünden aldığı bir şarapnel sonucu yaralandı.

AĞRI İSYANI ŞARKI / İHSAN NURİ PAŞA'YA

İhsan Nuri paşa dürbünle bakıyor
Erdiş’e Wan gölüne
Rom ordusu yok ortalıkta
Uçaklardan bomba yağıyor
Kürdistan yiğitlerinin üstüne
Biroyê Hesêkê haykırdı:
‘siz erkek değilsiniz, yiğit değişsiniz
Alçakca yapılmaz düşmanlık bile
Savaş yiğitlerin işidir

AĞRI İSYANINA AİT BİR STRAN (ŞARKI) NEMÎNIM

Ey ! kutsal Ağrı’nın sevgili Denbêjî (ozanı), bak evrendeki tüm varlıklar sustu, seni dinliyorlar.
Al eline kavalını, çal ve şarkını söyle. Söyleki, herkes çektiğimiz acıları yüreğinde ve beyninde hissetsin.
Biz nasıl başka ulusların acılarına ortak oluyorsak, onlarda bizimkilere ortak olsunlar.

7 Temmuz 2010 Çarşamba

Ferzende bey


Ferdzende bey Şeyh Said ayaklanmasına katılır, şeyh said isyanı bastırıldıktan sonra irana geçer.
Ağrı isyanı başlayınca aktif bir şekilde ağrı isyanına katılmak için ağrı’ya döner…
Aktif bir şekilde ağrı isyanına katılır ve büyük kahramanlıklara mührünü basar.
Düşmana karşı büyük saldırlar ve sapotajlar gerçekleştirir.

1930 Zilan Katliamı / Musa SUALP

Kürtler, 20. yüzyılın başlarında meydana gelen I.Dünya Savaşında İslami değerleri ve özgürlükleri için, dört bir yanda açılan cephelere yüz binlerce gencini göndererek, kardeş bildiği Türklerle aynı saflarda savaşırlar.

Savaş bittikten sonra ise kurulan Türk devletinden Kürtlerin aldığı karşılık; verilen sözlerin tutulmaması, topraklarının 5 parçaya bölünmesi, inkâr edilmek ve yasaklar olur. Bu zulümlere karşı Kürdistan’ın dört bir yanında irili ufaklı birçok başkaldırı hareketi ardı ardına başlatılır.

Xoybun; Özgürlük Mücadelesi / İsmail YILDIZ

Mizgîn/Sayı 40 - Xoybun, kendi dönemine ışık tutan bir hareket… Belki şartlar ve koşullar zor olsa dahi asla yerinde saymadan nasıl bir mücadele verileceğini gösteren mücadele mirasını halkına bırakmış olan bir kuruluş…

Mela Mehmûdê Bazîdî

Zanyarê kurd û xebatkarê civakê yê bi nav û deng Mela Mehmûd Bayazîdî sala 1797-a li navçeya bajarê Agirî Bazîdê (Bayazîd) ji diya xwe bûye. Xortanîyê da ewî Quran xwendîye, di nav edebîyata bi zimanên erebî, farisî û tirkî da kûr bûye û zimanên wan bê qisûr zanibûye.

îbrahîm rojhilat

1969 yılında Ağrı Dağının eteklerinde Serhad’ın kalbi Doğubayazıt ta doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini burada tamamladı. 1991 yılında MKM’nin kuruluşuyla beraber profesyonel müzik çalışmalarına başladı. Aynı yıllarda Koma Rojhılat müzik grubunu kurdu. Grupla birlikte 1997 yılında "Mezrabotan ım Ez" adlı ilk albümü çıkardı.

Ahmedê Xanî

Ahmedé Xani
Fîlîzof Ehmedê Xanî di dîroka Kurd û Kurdistanê da bi nav û deng e; cîyê wî cuda ye û pir girîng e. Peywist e ku em jîyana wî hîn bibin. Lewra di derbarê pêşveçûna çand, huner, wêje û zimanê Kurdî da ev hînbûn pir girîng e.

Hin Gundê Agirî û Navçeyên wê

Hemzikan, gundekî navçe Zêdkan a bi ser Agirî ve ye.

Aleqiça (bi tirkî İkizgöl) gundekî navçeya Zêtka (eleşkirt) ye.

Çaçana bi navê wî yê din Qopiza Jêrî (tr: Aşağıkopuz) gûndeki li ser navçe ya Zêtka ye. Ew gund yek ji wan gundên dev dora Kosedaxê ye. Gund 18 km dûrî navçeya Zêtka ye.

Biroyê Hesikê Têlî

“Rabe, de rabe Birho de rabe,
Bo çi Ararat te hîşt xerabe!
Îro dîsa hat Roma bê eman
Gund şewitandin nehişt xwedî can.”
Osman Sebrî

(XOYBÛN) HOYBUN'UN AĞRI İSYANINDAKİ KÜRT KARDEŞLİK ANDI

(XOYBÛN) HOYBUN'UN AĞRI İSYANINDAKİ KÜRT KARDEŞLİK ANDI

'Şu anda imza ettiğim tarihten itibaren,
iki yıllık zaman süresince, eğer kürt ulusunun varlığını ve güvenliğini tehdit eden bir tehlike çıkmazsa ve şayet hayatımın ve şerefimin ya da kendi şerefini koruyan,
ailesi ve kürtlüğü korumaya zorunlu şahıslara (ki ben onlara karşı vazifeyle yükümlüyüm)
karşı başka bir Kürt tarafından bir hücum olmazsa,

Dündar Zade Numan Hulisi'nin Bayazıt valisinin teslim ol dediği nektuba cevabı (Ağrı isyanları)

Ağrı isyanını dönemimde sahte bir af çıkarılarak isyancılar kandırılmak istenir, Beyazıt (doğubeyazıt) ptt müdürü , ve Beyazıt valisi Lord ibrahim İsyanın öncülerinden Dündar Zade Numan Hulisi’ye teslim olması için birer mektup gönderirler….
Dündar Numan huliside aşağıdaki mektupla onlara cevap verir.

1979 AĞRI BELEDİYE BAŞKANI ORHAN ALPASLAN (SERDAR ARARAT)

AĞRI BELEDİYE BAŞKANI, ONURLU BİR ÖNDER VE BÜYÜK BİR KOMUTAN!...

Urfan Alparslan, (Serdar Ararat, Kamılé Reşo) TSK (Tevgera Sosyalist a Kurdistané) MK üyesi ve Genel Sekreter Yardımcısı, ORK (Ordiya Rızgariya Kurdistan) Kurucusu ve Yüksek Askeri Konsey Üyesi.

İSMET İNÖNÜ NÜN AĞRIYLA İLGİL RAPORU

Karaköse (Ağrı)

Muş Vilâyeti’nden Karaköse yani Ağrı Vilâyeti’ne geçiş daha köylerin sahasında göze çarpıyor. Köyler daha çok ekilmiş; her tarafta biçilmiş ot demetleri; muharebelerden daha az sarsılmış; adeta daha mütemadiyen Kürt halkı.

AĞRI DAĞINDA BİR KÜRT DEVLETİ (ayşe hür_ taraf)

Şubat 1921'de Kaçar Hanedanı'na bir darbe ile son veren Rıza Şah, Rıza Şah Krallık yeminini 15 Aralık 1925'te etmişti ama tacını ancak 25 Nisan 1926'da giyebilmişti. Türkiye, Şah'ın cülus törenine bir telgraf göndermekle yetinmemiş, değerli bir kılıçla, iki Junker savaş uçağı hediye etmişti. Türk havacıların bu uçaklarla yaptıkları gösteriler Tahran halkını büyülemişti.

AĞRI İSYANI 100 UÇAKLA BASTIRILDI

Ağrı isyanı 100 uçakla bastırıldı


Ağrı isyanını anlatan yazar İhsan Aksoy, Hoybun Cemiyeti öncülüğünde Ağrı Dağı ve çevresinde 1926-1930 yılları arasında minyatür bir Kürt devleti kurulduğunu ve isyanın 100 uçak, 60 bin kişilik bir ordu ile bastırıldığını bildirdi.

Sana söz verdik AGIRÎ

SEN HEY GÖZLERİ AĞUSTOS YANGINI AGIRÎ,
SENİ SEVMEK
GÜZELEŞMEKSE EĞER,
İNAN BİZ HİÇ TAÇTAN DÜŞMEDİK.
SENİ TANIMAK

DOĞUBAYAZIT (BAZÎD) TÜM KÖYLERİ KÜRTÇE TÜRKÇE

TÜRKMEN: KURDAVA (BU İSMİ İHSAN NURİ PAŞA KOYMUŞ)

AKTUĞLU=TAÇDî

ALINTEPE =BERBERE

ATABAKAN =ÇILKOTAN

AYRANCI =GELESORK

AĞRI İSYANI ( MUSTAFA KEMAL DEVREYE GİRMEK İSTEMİŞTİ

AĞRI İSYANI...
Mustafa Kemal komutayı ele almak istiyor
Ancak isyan bir türlü bastırılamıyordu. Bu durum merkezde tedirginlik yarattı. New York Times'ta çıkan bir habere göre, o sıralar Yalova'da dinlenmekte olan Mustafa Kemal, bir ara bizzat bölgeye gidip isyanı bastırmayı bile düşünmüştü.

HAMUR (HEWARAN) TÜM KÖYLERİ KÜRTÇE TÜRKÇE

Ağrı Hamur ABDİÇIKMAZ - EVDÎÇIXMEZ
Ağrı Hamur ADIMOVA - XIDIDOK
Ağrı Hamur ALAKOYUN- XAÇÛLÎ
Ağrı Hamur AŞAĞIALADAĞ -QOLÊJÊRÊ
Ağrı Hamur AŞAĞIDEREDİBİ- MASTEKAYÊ JÊRÊ
Ağrı Hamur AŞAGIGÖZLÜCE- MENDELIXÊJÊRÊ

BU YAZIYI MUHAKKAK OKUYUN (pişman olmazsınız)

6. SINIFTAKİ ÖĞRENCİNİN DİL BİLİMCİ PROFESÖRE
KÜRT DİLİ DERSİ

6. SINIFTAKİ ÖĞRENCİN...İN DİL BİLİMCİ PROFESÖRE KÜRT DİLİ DERSİ

Hasankeyf’teki kazı çalışmasında arkeologlar kazı yaparken bir öğrenci
kafilesi yanlarına yaklaşır.

İşte 1994'den 1998 yılına kadar Ağrı'da kaybedilenlerin bazıları

İşte 1994'den 1998 yılına kadar ağrı'da kaybedilenlerin bazıları


Fevzi Kızılırmak 05 12 1994 Eleşkirt

Osman Kızılırmak 05 12 1994 Eleşkirt

Resul Kızılırmak 05 12 1994 Eleşkirt

Em ê dîsa bên

Em ê dîsa bên
Di rêya rasthatinî de.
Tûteberek guhê min re pispisî:
Em ê dîsa bên.
Tûteberan li wir de

EZ ÎRO KURDEKIM

EZ ÎRO KURDEKIM
DIL Û HINAVÊN MIN
WEKE MALA ŞÎNÊ NE,
HÊVÎ Û XEYALÊN MIN
WEKE MENZELEKE (ODE) BÊ RONAHÎ.
EZÊ RÛNÊM Û BERXWE BIDIM ...

PÊŞÎYÊ EZÊ HINDIRÊ XWEDE FINDEKÎ (MUM) PÊXIM
Û PAŞÊ JÎ BOYNA EZ ROHAHÎYÊN DIN
BIBÎNIM
EZÊ BISEKINIM Û BENDÊ BIM,
HER WÎCDANÊ DA RONAHÎYEKE PIÇÛK WÊ VÊKEVE,
Û EMÊ WAN RONAHÎYÊN PIÇÛK VA BIBENE AGIREKÎ MEZIN.

EMÊ HÊVÎYÊN NÛ Û XEYALÊN NÛ BIAFIRÎNIN,
EWNA ÇIQASÎ ME BIKUJIN
EMÊ EW QASÎ
ZÊDE BIN.

WERGER ( çeviri) NÎHAT ÖNER

TAŞLIÇAY (AVKEVIR) KÖYLERİ KÜRTÇE TÜRKÇE

AŞAĞIESEN =BOTÎYA JÊRÊ


AŞAGIGELDÜŞ =GELDÛŞA JÊRÊ

SAMANYOLU =GOMAÛSÊ

ELEŞKİRT (ZÊTKA) KÖYLERİ KÜRTÇE TÜRKÇE

KOKULUPINAR = ESATKOMU

KÖRPEÇAYIR = ŞAHNEZAR

MOLLAHÜSEYİN= MELLEHISEYN

MOLLASÜLEYMAN= MELLESLÊMAN

PATNOS KÖYLERİ KÜRTÇE TÜRKÇE

AKÇAÖREN =KELEBIZIN

AKYEMİŞ = KORO

ALATAY = GERISAN

ANDAÇLI = BABYAN

AŞAĞIGÖÇMEZ =ZOMIKAJÊRÊ

YAŞAR HANIM (XANIM)

Agri ayaklanmasinda one cikan bir diger kadin ise Yasar Hanim'dir. Ayaklanmanin onderlerinden Ihsan Nuri Bey'in esi olan Yasar Hanim, hem askeri hem de diplomatik alanda faaliyetlerde bulunarak ayaklanmanin zeminine ve olusumuna katildi.

Ağrı'lı tilki ( vulpes vulpes kurdistanica )

Hükümet, demokratik açılımla bazı yerleşim yerlerinin isimleri için harekete geçerken, Çevre ve Orman Bakanlığının 4 yıl önce, bazı hayvan ve bitki isimlerini Bölücü olduğu gerekçesiyle değiştirdiği belirlendi.

AĞRI'NIN YİĞİT KADINLARINDAN GÜLNAZ HANIM

Zin Evinwelat

…Ve ‘yarınlar bizim’ dedi yazar. Tüm ötekileştirilen kimlikler için. Halklar için, sınıflar için, kadın için. Çünkü biz, yeniden doğandık ölümlerde. Bir gidip, bin gelendik. Biliyorduk, bir geçit vardı. Bizi barışa götürecek, analık kültüne denk yaşamın bulunduğu gerçekliğe taşıyacak, çiçekli yollardan, gizli bir geçit. Güneşin çocukları düşmana inat bulacaktı, tüm insanlık adına bu yolu. Neler görüp, geçirmemişti ki yazısız tarihinde. Dengbêjler ve çirokwanların anlattıklarından öğrendiğimiz. Ama direnişler de tükenmemişti. Kadınlar hem cins, hem etnik kimlik mücadelelerinde en aktif olanlardı. İşte Ağrı İsyanının evsanevi direnişçilerinden Gülnaz Hanım da bu kadınlardan yalnızca biriydi. Egemenlerin yazdığı tarihte adı geçmeyen, halkın dilden dile aktardığı kahramanlardandı, Kutsal Analarımızdan biriydi…

ŞAKIRO (KEWÊ RIBAB)

ŞAKIRO (…… - 1996)Evdalê Zeynikê’den sonra en çok tanınan dengbêj. Kürtler arasında güzel sesinden dolayı ‘Kewê Ribat’ (Rabat Kekliği) ve ‘Şahê Dengbêjan’ olarak anılan Şakiro (Şakir Deniz) kendisi gibi usta bir dengbêj olan ‘Resoyê Gopala’nın öğrencilerindendir. ‘Şakirê Mezin’ ya da ‘Şakirê Bedih’ adıyla da tanınır. Her ne kadar Erzurum Karayazılı olarak bilinse de, aslen Ağrı (Karaköse) nın Navik köyündendir. 1959 yılında ailesi topluca Adana’ya sürgün olarak gönderildiğinde genç bir delikanlıdır.

Ağrı isyancılara ne oldu

İsyancılara ne oldu?
İran'da yayımlanan Şehend gazetesinin 7 Aralık 1930 tarihli sayısında şöyle bir haber çıkmıştı: “Araplar derler ki, akıllı bir adam akrebin soktuğu deliğe bir daha parmağını sokmaz. Halbuki Kürtler aynı delikte kaç defa kendilerini zehirlettiler. Kürtler 'koyun kendi kuzusunun ayağını kırmaz.

Biz Ağrı'lıyız

Biz Ağrı'lıyız
ihsan nuri paşa, broyê heskîyê têllînin torunları,
hozan serhed , sema yüce ve orhan alpaslanların kardeşleri,
düşman sanmasın ki bizi yok etti.

TUTAK'IN BİR KAÇ KÖYÜNÜN İSMİNİN ANLAMI

Ahmetabat= Xirbesork (kırmızı hareba anlamına gelir

Azizler = Çirrê (Dayanığlı, kavim anlamına gelir)

Ağrı Merkezin tüm Köyleri Kürtçe Türkçe

AĞILBAŞI =HECÎHANO

AKBULGUR =KEŞÎŞÊELÎBEGÊ

AĞRI MERKEZDEKİ ABİDE (Hava şehitliği anıtı)

TEĞMEN SELİM
J.ÖYZB. KAMİL EFENDİ
SVL.PLT. SIDDIK UYAR
PİLOT AST.SB.ÜÇVS. FETHİ SÜLKER...

AGIRÎ (Ağrı) 1930lardaki bir ağıt

Felek, hain felek, bize neden bunu yaptın
Evimizi viran ettin
Çadırımızı çadırların arasından kaldırdın
Çoluk çocuğumuzu sahipsiz bıraktın, perişan ettin
Dostların gönlünü kırdın, düşmanların şad ettin
Hey felek, yaman felek
Hain felek
Alçak felek

Hey kardeşler, bakın, Agirî dağı

Bir Yanım Sende Kaldı Ağrı

Bir Yanım Sende Kaldı Ağrı.


Ağrı nüfusunun 2-3 katını gurbete gönderen kentlerden biridir. Çeşitli nedenlerle
( Ekmek parası, kan davası, memurluk, iklimin acımasızlığı vs.) doğup büyüdüğümüz ve yaşamımızın en güzel anlarını geçirdiğimiz Ağrı’dan ayrılırken hepimizin bir yanı hem de en önemli yanı Ağrı’da kaldı…