hevpeyvîn-röportaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hevpeyvîn-röportaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Eylül 2018 Salı
Mehmet Bayrak: Afrin'e Kürtdağlıların Mutalebatı'ndan bakalım
Kürt tarihi ile ilgili yaptığı sayısız çalışmayla tanınan Türkolog ve Kürdolog Mehmet Bayrak, Efrîn Harekatı'nın mazisinin 1922'de Kürtdağlıları Mutalebatı'nın Ankara tarafından kabul edilmeyişine kadar gittiğini düşünüyor. Bayrak'a göre ÖSO ve Türkiye'deki Suriyeli mültecilerin Efrin'e yerleştirilmesi, oradaki Kürt-Arap barışının arasına da saplanmış bir hançer olur.
22 Haziran 2012 Cuma
BIROYÊ HESIKÊ TÊLÎ'NİN OĞLU ANLATIYOR
HACI ABDULLAH ÇOKTİN
Hacı Ekber Tufan, 17.11.1954 tarihli Pamukova gazetesinde, Milli Mücadele yıllarına ait anısının bir yerinde şöyle der:
“(...) Melekli’yi kurtarmağa karar verdiler. Fakat Şevket Bey’in bu hareketi tahrirat
kaleminden istifasını icap ettirdiğinden yerine,
2 Mayıs 2012 Çarşamba
Dengir Mir Fırat'ın Taraf Gazetesi İle Roportajı
Kürt tarihinde iki isyan vardır. Bir Şeyh Sait İsyanı, iki Ağrı İsyanı. Ama kırktan fazla harekât yapılmıştır ve Dersim de işte bu tenkil harekâtlarından biridir. Ulus-devlet kurmak ve tek tip insan yaratmak için yapılmış asimilasyon harekâtlarıdır bunlar. Bu yüzden devletin özür dilemesi gereken olay sadece Dersim değildir. Genelkurmay belgelerinde bunu görüyorsunuz.
15 Eylül 2011 Perşembe
"Ararat Kartalı": İhsan Nuri Paşa(2)
2 Ağustos 2011 Salı
Türkiye’ye Geri Dönen Xoybûn Üyeleri Üzerine Notlar(6)
Kürd Ulusal Lıgası-Xoybûn’un saflarında başlayan sorunlara ilişkin bir çok şey yazılabilinir. O dönem Türkiye’ye geri dönen Xoybûn üyelerinin Türk devletiyle yaptıkları öngörüşmeler konusunda elimizde fazla veri yok. Celadet ve Kamuran Bedirxan’ın Türk konsolosluklarıyla yaptıkları ayrı ayrı görüşmelerin belgelerine Fransız kaynakları sayesinde ulaşabiliyoruz. Bu iki görüşme önerisi Türk tarafından geldiğinide bu belgelerden öğrenebiliyoruz. Bugüne kadar Türk kaynakları Bedirxan kardeşlerle yaptıkları görüşmelere ilişkin hiç bir kaynağı yayınlamadılar.
18 Ocak 2011 Salı
Dr. Kutlay: Di Osmaniyan de herî dereng kurd hişyar bûn
Enqere, 30 Cotmeh (AKnews) – Dîroknas Dr. Naci Kutlay got, berevajî ku tê zanîn, kurd beşdarî kongreya Erzirom û Sêwasê nebûne.
Dr. Kutlay got, serhildanên kurdan ên salên destpêkê Komara Tirkiyeyê, ji nerazîbûna pêkanînên Cemiyeta Îtihat û Teraqî pêk hatine. Kutlay destnîşan kir ku, hestên neteweparêziyê ku di nava Împaratoriya Osmaniyan de rabûne, herî dawî di nava kurdan de derketiye.
9 Ağustos 2010 Pazartesi
Seksen yıldır 'Bu adamlar niçin dağlardadırlar' diye düşünmedik
Röportaj*/Türkiye’nin Kürt sorunu hakkında Yaşar Kemal’in görüşlerini uzun uzun, detaylı biçimde ortaya koyacağı bir söyleşi yapmayı epeydir istiyorduk. Bir süre önce böyle bir söyleşi için sözleştik, sonunda onun tabiriyle ‘bu iş vakte ermiş’ olmalı ki buluştuk. Bir gün İsmet Berkan ve Oral Çalışlar’la birlikte onu ziyaret ettik; o gün başlayan konuşma soruları, sorular yeni konuşmaları ve onun yanıtlarını doğurdu. Yaşar Kemal, ‘doğunun’ düzenini hatırlattı, buradaki devlet politikalarını, Kürtlerin yok sayılmasını, koruculuk sistemini,
20 Temmuz 2010 Salı
Mehmet Fuat Fırat ile Roportaj:Şeyh Ali Rıza Ermeni sorunundan dolayı HOYBUN`da yer almadı.
Seyîdxan Kurij: Sizi tanıyabilirmiyiz?
M.Fuat Fırat: Ben Mehmet Fuat. Türkler bize soyadı olarak Fırat soadını vermişler. Ben Şeyh Ali Rıza`nın oğluyum, Ali Rıza Şeyh Said`ın büyük oğludur. Şeyh Said Türklerin eli ile şehit edildikten sonra ailemizin büyüğü babam oldu. Babam uzun bir süre baskı ve zülüm gördü, sürgünlerde ve cezaevlerınde yaşadı, hiçbir zaman normal bir yaşam süremedi.Bundan dolayı anılarını ve Şeyh Said olayını yazma fırsatı bulamadı. Yaşamı sürgünlerde ve cezaevlerinde geçti ve öyle yaşadı gitti. Babamın ölümünden sonra amcam Şeyh Selahattin evin büyüklüğünü üstlendi.
Şeyh Selahattin`in ölümünden sonra artık ailenin genel olarak bir büyüğü, idare edeni kalmadı, herkes kendi ailesinin büyüğü oldu.
M.Fuat Fırat: Ben Mehmet Fuat. Türkler bize soyadı olarak Fırat soadını vermişler. Ben Şeyh Ali Rıza`nın oğluyum, Ali Rıza Şeyh Said`ın büyük oğludur. Şeyh Said Türklerin eli ile şehit edildikten sonra ailemizin büyüğü babam oldu. Babam uzun bir süre baskı ve zülüm gördü, sürgünlerde ve cezaevlerınde yaşadı, hiçbir zaman normal bir yaşam süremedi.Bundan dolayı anılarını ve Şeyh Said olayını yazma fırsatı bulamadı. Yaşamı sürgünlerde ve cezaevlerinde geçti ve öyle yaşadı gitti. Babamın ölümünden sonra amcam Şeyh Selahattin evin büyüklüğünü üstlendi.
Şeyh Selahattin`in ölümünden sonra artık ailenin genel olarak bir büyüğü, idare edeni kalmadı, herkes kendi ailesinin büyüğü oldu.
19 Temmuz 2010 Pazartesi
Şeyh Sait’in yaşayan tek çocuğu isyanı anlatıyor

HINIS (23.05.2007)- 1925 Kürt isyanı ve lideri Şeyh Sait hakkında bu güne kadar çok şey söylendi, yazıldı. Şeyh Sait’in amacı neydi, isyan neden başarıya ulaşmadı ve ulaşsaydı sonuçları neler olacaktı? Tüm bu soruların yanıtını bu kez, Şeyh Sait ailesinin bir üyesinden, Şeyh Sait’in yaşayan tek çocuğu, 86 yaşındaki Şeyh Ahmet Fırat’tan dinledik. Sürgün yaşamından dolayı çok iyi Türkçe konuşan ve ilerlemiş yaşına rağmen güçlü bir hafızaya sahip olan Şeyh Ahmet Fırat, bizi Erzurum’un Hınıs ilçesindeki mütevazi evinde kabul etti. İşte Şeyh Sait’in en küçük çocuğu Ahmet Fırat’ın gözünde babası Şeyh Sait, 1925 isyanı, sürgün anıları, siyasetle ilişkileri….
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



