25 Eylül 2010 Cumartesi

PEYVÊN HEREMA AGIRÎ

FERHENGA HEREMÎ (AGIRÎ)

mal mîrat=evi talan olma(daha çok sitem için kullanılır)
îşlik= gömlek
bişkok=düğme
têlîs= torba

kavir= koyun yavrusu
xwelî= toprak
xweda hewza me bike=dedikodu tarzında bi şey olduğunda allah bizi korusun demek. Türkçede
xweda hewza me qeda bela bike: Allah bizi kaza beladan korusun
neynik=ayna
neynik=tırnak
nig= ayak
PêÇî= parmak
kur= oğul
kax= çayırın üstünde yer alan biraz kurumsu otların yetiştiği alan
topo= sazan balıkları
şilope= kar ve yağmurun karışık yağan hali
bizinkovî= ceylan
gulbaxan (gulebaxan)= ayçiçeği
beq= kurbağa
tapol= tırmıkla otların toplanıp birbirne sarılarak oluşturulan ot tepeciği
gurz=tapolların üst üste konularak bağlandıklarında ortaya çıkan ot birikimi
pirêz: gurzî bağlayan , ottan yapılan şerit
bêr= kürek
bêrik= küçük kürek(sobalarda kullanılan)
genî= küflenmişi,kokoş
golgenî= dışa akışı olmayan küçük göller
caşî (cenî)= tay
gore=çorap
gilover=yuvarlak,top
xiltêkor= köstebek
gêzî= süpürge
kartol=patates
sû (istî)= boyun
hûr = mide
ro =gün
go (goh) =kulak
pire=köprü
qe =hiç
qet =parça
guhertî =değiştirme
Pergal : üstü başı düzensiz, bazende tipsiz anlamında kullanılır
Örnek: ca pergala wî mêze bikin (hele tipine bakın)
Gir : iri, büyük
Hûr : küçük, ufak
Pîkçe : kibrit
Kûrma tendûrê : tandırın altındana bırakılan ilk ateş
Xweşkî : ufalmış tezekler
Kox: tahıl deposu
Koz: kuzu ahırı
Axil: üstü açık ahır
Merek- kadîn: samanlık
Hewlî: giriş koridoru
Destav: tuvalet
Birxênîk: şömine
Kullek: damdaki pencere
Diran kerxot: bozuk dişli, çürük dişli
Loma neke: öğüt verme
Guman nake: sahip olmamak
Mal mîrat: Alp varlikli
Mal nexirap: evi yikilmayasica
Rûto: Çulsuz
Cino: Deli, (eslerin birbirine takilmak icin soyledikleri)
Belengaz: Muhtac
Henek: Latife nukte saka
Sapat: Afet
SERHEVDE: saf
SEFÊK: salak, sakar, bir işi beceremeyen
KUREKEM: zavallı
ÇARÊ: lan, ola
KESÊ: hey, hişt
BÊ TEŞE: uyumsuz, uymayan
KUMREŞ: kıskanç erkek
ÇÎR: küfür
TÛJE- ZAR: çocuk
PITÊ: kız, ay
QUBANÊ: kurban olduğum
KÛT XWER: kimsesiz eli aç
SER JINIK: kadın kılıklı erkek, kadın işlerine karışan
KIRR: taşlı ve susuz yer
TERIKÎ: kocaman
ANEGORÎ: ona göre, ona oranla
DÊM: susuz yer
EYD: bayram
KEERÎ GÊJ: şapşal aptal
HIRIM: görmemiş, cahil
KOROCAX: vefasız, hayırsız
PALDA - PAL BIDE: uzakmak
BÊ ÂR: arsız
HÎKE HÎK: sızlanma ağlama (kire hîke hîk girîya, sızlanıp ağladı)
QÎRE QÎR: feryat
WÊLE WÊL: boş gereksiz konuşmak
Çoban: halat
Qazvan : kaz çobanı
Kelmîzek : olgun olupda gece altını ıslatan
Şikil : resim
Kurin : kışın koyunların içinde saman yediği tahtadan alet
Afir : hayvanların ahırda içinde ot saman yediği yer
Kerik: ahırda hayvan dışkısının içinde toplatıldığı yer.
Gelberî : ahırda hayvan dışkısını temizlemeye yarıyan saplı alet
Tejgere : hayvan dışkısını ahırdan dışarı taşıma aleti, dört kolu vardır iki kişi tarafından taşınır
Basme : açık alanda düz bir şekilde serilan hayvan dışkısı (kuruduktan sonra düz kürekle (mera Tûj) kesilince tezek olur)
Gom : koyun ahırı
Tewle : büyük baş hayvan ahırı
Ewlê biharê : ilkbahar
Qirme : silah
Çardehxur : on dörtlü silah
Tejî : tazı
Dêlik : dişi köpek
Se : köpek
Kelb . köpek
Kûçik : köpek
Kêêr : fayda
Bêkêêr : faydasız
Zir : son
Zirêda : sonda
Tewaqe : rica
Tewaqê te dikim : senden rica ederim
Cahal : toy
Çûr : sarışın
Xeyb : birinin arkasından konuşmak
Cixe : kısa boylu (hakaret anlamında)
Xiştok, xişt : tıfıl (hakaret anlamında) genellikle hayvanlara denilir
Boncî : fino köpeği
Navêşî :karın ağrısı
Terikîye : doğurmuş (köpekler için)
Dêlik : dişi köpek
Qeşa : kaşağı
Gêd : sırık
Gêd : iki kişinin otu bir yerden başka bir yerden başka bir yere taşımak için kullandığı iki uzun çubuk
Zîrç : kuş dışkısı
Rêx : hayvan dışkısı (öküz, inek, dana, manda)
Teskul : at dışkısı
Bişkul : koyun dışkısı
Gû , aq : insan dışkısı
Vîjik : ishal olmuş insan dışkısı
Vîjikî : ishal olmuş kişi
Qews : kabız
Qews bûye : kabız olmuş
Mexel : oturan hayvan ( koyun, inek vs)
Melisye : oturan tavuk, horoz, hindi
Kurk: kuluçka
Rûniştye kurkê: yumurtaların üstüne oturan tavuk
Hatye kelê : çiftleşme dönemi gelmiş (hayvanlar için)
Kuçik: küçük tandır
Rexderî : kapının kenarı (menteşe tarafı)
Kiras: atlet
Îşlig: gömlek
Qapût : palto
Merzel, gor : mezar
Teneşo : ölünün üstüne konulup yıkandığı yer
Doşeg : yatak
Balgî: yastık
Orxan : yorgan
Biling: yatağın ayak kısmı (serilmiş yatağın ayak kısmı)
Ûzelig : bir bitki, nazar korkusuna karşı yakılır, kokusunun değdeği ev ve kişinin nazar edilmeyeceğine inanılır
Pirtî pirtî : param parça
Pekand : fırlattı bazende attı anlamında kullanılır
Serê wî pekand: kafasını fırlattı
Xikî xalî : hiç kimsenin olmadığı yer
Serobinî: alt üst, komple
Serdanpê: bütün elbiseler çorapda dahil
Wî serdanpê kincên xwe nû kir: o baştan aşağı elbiselerini yeniledi
Tesele : kontrol
Tesele bike: kontrol et
Gulî : saç örgüsü
Çûncik : kahkül, saçın ön kısmı
Hêlekan: salıncak
Paşil: koyun (insan koynu)
Paşil: giyilmiş elbisenin iç kısmı
Were têkeve paşila min : gel koynuma gir
Pêsîr: yaka (elbise yakası)
Qencelîsk : ilk baharda yer altından çıkartılan yiyelen bir bitki
Atolî : ilk baharda yer altından çıkartılan yiyelen bir bitki
Berelûk : elde çıkan şişlik
Merûm : yazık
Beravkirin : durulamak
Sobelî: yüz üstü yüzerken ayaklarla suya vurup suyu sıçratmak
Veciniqî: ürkmek, ürktü
Têjik : yavru (genellikle hayvan yavruları için kullanılır) birde Müslüman evladıdır denildiği zaman têjika mislimanaye denilir
Qecer : acımasız, insafsız
Kamûşkî: bir şeyi çok isteyip ulaşamamak (mesela bir çocuğun yanında bişey yiyince biraz ver kamûşkî olacak denilir)
Tima: cimri
Terkî: arka taraf
Terkî ya min sîyarbe: arka tarafıma bin, at binicisi için
Meşk: eski bir yayık türü
Tixa : ermeni çocuğu (erkek ermeni çocuğu)
Tûr: erkek bohçası
Tûr qul: meteliksiz
Qeme: küçük kılıç
Şûr: büyük kılıç
Das: lodlanmış otu kesmeye yarayan alet
Êrê : bayanın bayana seslenişi, ay anlamında
Bintar: aşağı
Bintara malame: bizim evin aşağısı
Gewrê: güzel
Teher : şekil
Bi vî teherî: bu şekil
Raçev : gözlem
Raçevkirin : gözlemlemek
Êtîm : yetim
Ditelya: saklanıyordu
Bitele : saklan
Şerûd: rezil, kavgacı, beter
Mêrkut: rezil kadın, belalı kadın
Belengaz: perişan
Mirûz: üzgün
Çima wusa mirûzî: neden öyle üzgünsün
Mede: morali bozuk
Şerpeze: mahf olmuş
Bêteşe: uyumsuz, abes
Beradayî: saçma
Beradayî beradayî : saçma sapan
Serveçûyîn : saçmalamak
Serve neçe: saçmalama (kızma anlamında)
Serserê xwe tel kirin : başından salma
Kosegelî : sokak tiyatrosı
Telle: tuzak
Destebira: dost, aynı işi yapan
Dirûnker: terzi
Rik: inat
Berî : güney, çöl
Xwarina navrojê: öğle yemeği
Xwerin: aç karın
Xwerinî: aç karına
Vî dermanî xwerinî kabrîne: bu ilacı aç karnınla kullan
Dubendî: karşıtlık
Qurn: asır, yüzyıl
Xaçparêz: hrıstiyan
Çitû, çito, ça: nasıl
Kefa dest: el içi , avuç
Kefa destê min diêşe: avucum ağrıyor
Virnî, virinî: yeni doğmuş bebek
Dewra berê: eski zaman
Dewra niha: şimdiki zaman
bamador: tomatez
Çar gurçik: korkusuz, kahraman
Meîn: dişi at
Ceenî: yavru at, tay
Ceşik: yavru eşek
Tûlig: yavru köpek
Cûcik: yavru ördek, tavuk kus, horoz, kaz
Bijang: kirpik
Birî: kaş
Kaş: tepe
Guman: umut
Tu guman a minî: sen umudumsun
Teyî: değilmi
Teyî min ter a gotûbû: öyle değilmi ben sana söylemiştim
Kal : karpuz
Qel : aynı, tıpkı
Qela te va : dediğin gibi
Alidandin : doğum yapmak (insanlar için)
Welidandin: doğum yapmak (hayvanlar için)
Xweva çû bayıldı
Xweva diçe : bayılıyor
Hemasa : her zaman
Tu çima hemasa hêrsî: neden sürekli sinirlisin
Kerkenek:Pirpirok (Tîpa 'K' hinekî tund tê xwendin.)
Egle kirin: rawestandin : durdurmak
Mînak : Te çima min egle kir.
kal : zebeş : karpuz
pêşo : teyşta biçûk : küçük leğen
çixir : koyunun karda giderken açtığı yol
bax : ağaç
herq : dere
kerdenek : merdane
kavîje : nogina zayî : doğum yapmış inek
gîze : keçi yavrusunun ilk doğumundan sonra aldığı addır.
gizêr : havuç
moz : golika du salî : iki yaşındaki büyük baş hayvan
bijajtîr : mîya 3 salî : 3 yaşındaki koyun
palûşka xewê : uyku esnemesi
er : şaşırma ünlemi (tîpa r hinekî dirêj tê xwendinê)
mînak: Errr! Eva çawa mezine?
hêca : az önce
Hincik: Cinsel taciz
Pîrhevok, Pîrê :örümcek
Mûstang , mirûstang : karınca
Belkirin : ayakda işemek
Xêlek şûnda : biraz sonra
Xilt : sıvıların altında kalan tortu
Bihelisîne : yoğurmak
Dihelisîne: yoğuruyor
Xewxewk: gıdık
Fantî : iskambil kağıdı
Talaş : umursamak
Talaşa min de nîne : umurumda değil

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder