7 Temmuz 2010 Çarşamba

İSMET İNÖNÜ NÜN AĞRIYLA İLGİL RAPORU

Karaköse (Ağrı)

Muş Vilâyeti’nden Karaköse yani Ağrı Vilâyeti’ne geçiş daha köylerin sahasında göze çarpıyor. Köyler daha çok ekilmiş; her tarafta biçilmiş ot demetleri; muharebelerden daha az sarsılmış; adeta daha mütemadiyen Kürt halkı.
Karaköse Vilâyeti’ne girildiğinden itibaren Süvari Fırkası’nın heybeti ve prestiji hissedilir. Karaköse’nin kendisi insana harabe ortasında ilk mamure tesiri yapar. Son zamanlarda bu havalide inkişaf etmiş olan başlıca yerdir. Askerî binalar şehri toplamış gibidir. Fırka karargâhı Diyarbekir’den beri rast geldiğimiz ilk betonarme binadır ve güzel binadır. Söylediklerine göre yardımla ve 5.000 lira masrafla çıkmış olan bu bina ayni zamanda subay yurdu ve subay oteli gibidir. Arkadaşlar burada rahatça misafir kaldılar. Şehinşah’ın seyahatinden kalan karyolaların makbule geçtiği anlaşılıyor.
Karaköse bir Kürt şehridir.
Bazılarına göre zahiri ve hilekârane olan bu Türklük yakınlığı bence kazanılmış: mesafe ve teşvik olunacak bir durumdur. Karaköse’de hükümet daireleri fenadır. Subay ve işyarlara ev temin etmek lâzımdır. Bunlar inanılmayacak kadar az masrafla yapılabiliyor. Bütün subay ve işyarlar için 20.000 lira yetecek ve bununla galiba kırk ev yapacaklar. Bu parayı gelecek sene bulacağız. Bir süvari alayını kışlaya çıkarmak için 10.000 lira istediler. Bunu M. M. Vekâleti’nden temin ettik. Her ikisi için lâzım olan kereste ısmarlandı. Süvari Fırkası’nın Topçu Taburu için kışla yapılmış. Hülasa az masrafla Karaköse bu havaliye göre temiz bir devlet merkezi haline gelir ve bundan maddî ve manevî istifademiz büyük olur.
Fırka Kumandanı’nın sivil idare ile geçimsizliği hakkında bir iki seneden beri kulaklarımı dolduran vaziyet hakkında yerinde malûmat edinmeğe çalıştım. Fırkası ile çok meşgul muhitte nüfuzlu ve gösterişi sever olan Fırka Kumandanı hakkındaki haberler daha ziyade hasudane ve maatteessüf garazkâranedir. Kumandanın çalışması takdir ve teşvik olunacak mahiyettedir. Süvari spor ve talimleri ve askerî bakım için Karaköse’de bana gösterilen şeyleri İstanbul’da, Ankara’da ve İzmir’de her kıt’a gösteremez. Halkın gözü önünde yapılan bu talimler ve asker sporları yalnız manzarası ile devletin kudret ve hakimiyetini sağlamlaştırmağa çok tedbirden fazla yaramaktadır.
Dikkate değer ki erat yerli ve hatta Karaköse Vilâyeti halkıdır. Eleşkirtli veya Diyadinli neferin orta Anadolu neferi haline geldiğini görmek çok ümit verici bir şeydir. Bu neferlere Kürt köyleri içinde de rast geldim. Askerden geldikleri ve Türklüğe ısındıkları besbelli idi. Karaköse’de İran transit yolu işiyle meşgul olmağa başladım. Bunu bir bütün olarak ayrı bir fasılda anlatacağım.

İran Hududu

Karaköse’den Diyadin ve Bayazıt üzerinden Kızıldize’ye gittik. Yol bu günkü hali ile de istifadeye elverişlidir. Esaslı şose bir taraftan yapılırken yolun sert olan tabiatı işlemeğe müsaittir. Yalnız, Şeyhli Gölü ayaklarının ovası tarla yolu halindedir ki yağışlı havada otomobil geçemeyecek. Kızıldize’ye veya Gürcübulak’a kadar olan transit yolu en evvel yapılmak zaruridir. Kızıldize bizim bunca senelik başlıca gümrük merkezimiz. Pek iptidaî ve himmetsizdir. Kızıldize köylüleri maktu verginin ağırlığından ve ev adedi kaçtıkça bu verginin daha ziyade ağırlaştığından avaz avaz bağırıyorlar. Maktu vergi her vilâyette halkın mütemadi hicreti ve memleketin mütemadiyen harap olması için çok müessirdir.
Kızıldize’den sonra Bayazıt’a uğrayarak Gûrcübulak’a ve İran hududunun tam üstüne geldik. Ağrı dağlarının karşısındayız. 1930 Ağrı Harekâtı ve hudut tashihi vaziyetlerini görüyoruz. Bu gün öğleyi Gürcübulak gerisindeki Sürbahan’da Büyük Ağrı cümudiyelerinin karşısında geçirdik.
Sürbahan, dağ livasının bir alay garnizonudur. 5 ilâ 10 kümesli olan asıl Sürbahan’dan ayrı bir askerî şehir kurulmuş. Mektep yapılmaktadır. Subaylar aileleri ile beraber burada otururlar. Her ev 30 ila 50 liraya çıkarılarak bu havaliye göre temiz bir merkez kurulmuştur. Bir az daha esaslı yardım edersek hem subayların hali daha kolay olur, hem de havali için bir medeniyet merkezi meydana gelir. Subay çocuklarının neşeli gürültüleri ve oyunları içinde bir kaç saat geçirdik Zabitlerin küçük çocuklarından Gürcübulak, Bulakbaşı, Aybey dalları hakkında malûmat dinlemek insana heyecan veren bir şeydir. Subay çocukları altı yaşından itibaren devletin hudutlarını beklemeğe alışmaktadırlar.
Transit gümrük merkezinin nakli, hudut karakolları ve hudut kumandanlarının nakil vasıtaları hakkında ayrıca tafsilât yereceğim.
Sürbahan’ın gümrük merkezi, nahiye ve telgraf merkezi olması her maksada iyi gelecektir. Sürbahan’dan sonra Çengel Geçidi’nden geçerek Iğdır Ovası’na indik. Çengel geçidi sırtlarına tırmanmağa başlarken yol düzeliyor, Eski Rus yolu üzerinden Iğdır’a gidiliyor. Karaköse pilâtosu Türkiye’nin en soğuk ve bu gün en mahrum mıntıkasıdır, denilebilir. Sebze ve meyvenin Erzurum’dan geldiğini zikretmek kâfî fikir verir. Vasıtasızlıktan Iğdır’dan istifadeleri pek mahduttur. İran hududundan Karaköse’ye kadar Rusların yapmış olduğu 1,07 m. genişliğindeki demiryolunun bugün izleri görülüyor, Rayları kalkmış, istasyonları atılmış bir haldedir. Bunu kim yapmış ve niçin yapmış, anlamak mümkün olmadı. Bir iki sene sonra Erzurum’a varırsak bu demiryolunu tekrar yapmak mecburiyeti bize bir çok masrafı beyhude yaptıracaktır.
Buraya kadar. I. Genel İnspektörlük mıntıkası bitmiş olacaktır. Ağrı Vilâyeti İran transiti esasen I. Genel İnspektörlük’le alâkadar değildir. Bu mevzular Erzurum ve Trabzon işleri ile bütün teşkil eder. Onun için ilk fırsatta Ağrı Vilayeti’ni I. Genel İnspektörlük’ten ayırmak lâzımdır.
Hakkâri hakkında da bir iki söz söylemek isterim
Vilâyetin yeniden teşkili kendisini bize zorla ispat etmiştir, denilebilir. Şimdilik Vali Muavinliği şeklinde idare ediyoruz. Hakkâri’de eksiğimiz gerek Van’la ve bilhassa Siirt ile muvasalasızlıktır. Bunları yakın bir zamanda halletmemiz. Irak hududunda karakollar ve Hakkari’nin devlet merkezlerinde daireler ve meskenler beraber düşünülmelidir

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder